ihsan BOZKAN

ihsan BOZKAN

26 Haziran 2026 Cuma

Göktaş açıkladı

Göktaş açıkladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, haziran ayına ilişkin doğum yardımı ödemelerinin annelerin hesaplarına yatırıldığını açıkladı. Göktaş, bugüne kadar doğum yardımından yararlanan 1 milyon 99 bin 185 annenin hesabına toplam 20,1 milyar lira ödeme yapıldığını bildirdi. Yazılı açıklama yapan Bakan Göktaş, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesiyle birlikte doğum yardımı tutarlarının güncellendiğini hatırlattı.

Bakan Göktaş’ın verdiği bilgiye göre bugüne kadar doğum yardımından toplam 1 milyon 120 bin 990 çocuk yararlandı. Destekten faydalanan çocukların 466 bin 825’ini birinci çocuklar, 344 bin 139’unu ikinci çocuklar, 310 bin 26’sını ise üçüncü ve sonraki çocuklar oluşturdu. Ayrıca 25 bin 401 hak sahibinin ikiz veya daha fazla çocuğu bulunduğu belirtildi.

20,1 MİLYAR LİRA ÖDEME

İki, üç ve daha fazla çocuğu bulunan 654 bin 165 çocuk için düzenli ödeme yapıldığını belirten Göktaş, haziran ayı ödemelerinin de hesaplara aktarıldığını söyledi. Bakan Göktaş, “Bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 1 milyon 99 bin 185 annenin hesabına 20,1 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk” ifadelerini kullandı.  Mevcut uygulamaya göre 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren doğan ilk çocuk için ailelere tek seferlik 5 bin lira destek veriliyor. İkinci çocuk için aylık 1.500 lira, üçüncü ve sonraki çocuklar için ise aylık 5 bin lira doğum yardımı ödeniyor. Destek ödemeleri çocuk 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz devam ediyor.

BAŞVURULAR E-DEVLET’TEN

Doğum yardımı başvuruları e-Devlet ile “İlk Öğretmenim Ailem” mobil uygulaması üzerinden gerçekleştiriliyor. Başvurusu onaylanan aileler, ödemelerinin hesaplarına yatırılıp yatırılmadığını aynı mobil uygulama üzerinden takip edebiliyor. Doğum yardımları ise Halkbank aracılığıyla hak sahiplerinin hesaplarına yatırılıyor.

Devamını Oku

GÜVENLİ ÖDEME İLE İLGİLİ SON DAKİKA GELİŞMESİ

GÜVENLİ ÖDEME İLE İLGİLİ SON DAKİKA GELİŞMESİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gayrimenkul ve arsa alım satımlarında zorunlu olarak uygulanması planlanan Güvenli Ödeme Sistemi’nin yürürlüğe giriş tarihi üç ay ertelendi. Ticaret Bakanlığı, sistemin 1 Temmuz 2026 yerine 1 Ekim 2026 tarihinde zorunlu hale geleceğini açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, erteleme kararının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlarla yürütülen teknik entegrasyon çalışmalarının tamamlanabilmesi amacıyla alındığı belirtildi. Güvenli Ödeme Sistemi’nin ilk olarak 1 Mayıs 2026’da hayata geçirilmesi planlanıyordu. Daha sonra uygulamanın başlangıç tarihi 1 Temmuz’a ertelenmişti. Son düzenlemeyle birlikte zorunlu kullanım tarihi bir kez daha revize edilerek 1 Ekim 2026 olarak belirlendi.

Daha önce motorlu taşıt satışlarında uygulanmaya başlanan Güvenli Ödeme Sistemi, taşınmaz alım satımlarında da alıcı ve satıcıların güvenliğini artırmayı amaçlıyor. Sistem sayesinde satış bedelinin güvenli şekilde aktarılması, dolandırıcılık, sahtecilik ve hırsızlık gibi risklerin azaltılması hedeflenirken, kayıt dışılığın önlenmesi ve para transferlerinin daha şeffaf şekilde gerçekleştirilmesi de amaçlanıyor.

TEKNİK ALTYAPI TAMAMLANACAK

Ticaret Bakanlığı, üç aylık erteleme sürecinde ilgili kamu kurumlarıyla teknik altyapı ve entegrasyon çalışmalarının tamamlanacağını bildirdi. Yeni takvime göre, taşınmaz alım satımlarında Güvenli Ödeme Sistemi’nin kullanımı 1 Ekim 2026 tarihinden itibaren zorunlu olacak.

Devamını Oku

ERKEN SEÇİM BEKLEMİYORUZ

ERKEN SEÇİM BEKLEMİYORUZ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İngiltere’nin başkenti Londra’da uluslararası yatırımcılara Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Enflasyondaki gerilemenin süreceğini belirten Şimşek, cari açığın yönetilebilir seviyelerde kaldığını, ekonomi programına siyasi desteğin devam ettiğini ve erken seçim ihtimalinin düşük olduğunu söyledi.

Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan sunuma göre Şimşek, ekonomi programının kararlılıkla sürdürüldüğünü ve son dönemde yaşanan küresel gelişmelere rağmen hedeflerden sapılmadığını ifade etti. Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmelerin ekonomi yönetimi açısından önemli bir sınav oluşturduğunu belirten Şimşek, buna rağmen uygulanan ekonomi programının rotasını koruduğunu söyledi. “Savaş büyük bir stres testi oldu, biz ise rotamızı koruduk.” ifadelerini kullanan Şimşek, ekonomi programına yönelik siyasi desteğin güçlü şekilde devam ettiğini vurguladı.

ENFLASYONDA DÜŞÜŞ SÜRECEK

Şimşek, enflasyondaki gerilemenin önceki döneme kıyasla daha yavaş ilerlese de devam edeceğini belirtti. Sunumda, dezenflasyon sürecini destekleyen unsurlar arasında sıkı para politikası, mali disiplin, gelir politikaları, arz yönlü tedbirler, negatif çıktı açığının genişlemesi ve hizmet enflasyonunda kalıcı katılığa ilişkin güçlü bir bulgunun bulunmaması gösterildi.  Cari açığın artış eğiliminde olmasına rağmen kontrol altında tutulduğunu ifade eden Şimşek, dış finansman tarafındaki kırılganlıkların da önemli ölçüde azaldığını söyledi. Ekonomi programının hem iç hem de dış dengeleri güçlendirmeye devam ettiğini belirten Şimşek, mevcut politikaların sürdürüleceğini kaydetti. Ekonomideki yavaşlama ve eşel mobil sisteminin bütçe gelirleri üzerindeki etkisine rağmen mali hedeflerde değişikliğe gidilmeyeceğini belirten Şimşek, bütçe açığının milli gelire oranı için öngörülen yüzde 3,5 hedefinin ulaşılabilir olduğunu ifade etti.

Uluslararası yatırımcıların siyasi gelişmelere ilişkin sorularını da yanıtlayan Şimşek, erken seçim ihtimalinin oldukça düşük olduğunu dile getirdi.

Devamını Oku

TÜKETİCİ KREDİLERİNDE YENİDEN HIZLANMA

TÜKETİCİ KREDİLERİNDE YENİDEN HIZLANMA
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verileri, haziran ayında kredi piyasasında bireysel ve ticari krediler arasındaki ayrışmanın belirginleştiğini ortaya koydu. Tüketici kredilerinde büyüme yeniden ivme kazanırken, ticari kredilerde yavaşlama eğilimi sürdü. Son veriler, bireysel kredi kullanımının yeniden canlandığına işaret ederken, ticari kredi büyümesindeki gerilemeyle birlikte iki kredi türü arasındaki fark son dönemin en yüksek seviyelerine ulaştı.

BDDK verilerine göre son iki yılda tüketici kredilerindeki büyüme oranı yüzde 62,5 ile zirve seviyesini gördükten sonra mayıs ve haziran döneminde yüzde 27 seviyelerine kadar geriledi. Ancak 19 Haziran itibarıyla bireysel kredi talebinde yeniden toparlanma yaşandı. Tüketici kredilerindeki yıllık büyüme oranı yüzde 40,9’a yükselerek yeniden güçlü bir ivme yakaladı.

TİCARİ KREDİLERDE YAVAŞLAMA SÜRÜYOR

Ticari kredilerde ise farklı bir görünüm ortaya çıktı. 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 32,1 seviyesine kadar yükselen büyüme oranı, takip eden aylarda kademeli olarak geriledi. 19 Haziran verilerine göre ticari kredilerde büyüme oranı yüzde 20 seviyesine kadar düştü. Böylece ticari kredi kullanımındaki yavaşlama eğilimi devam etti. Haziran verileri, tüketici ve ticari krediler arasındaki büyüme farkının belirgin şekilde açıldığını gösterdi. 2024 başından 2025 sonuna kadar her iki kredi türünde de dalgalı ancak genel olarak yükseliş eğilimi görülürken, 2026 yılına yüksek seviyelerden başlayan gerileme damga vurdu. Haziran ayında ise tüketici kredileri bu eğilimden ayrışarak yeniden güçlü bir büyüme performansı sergiledi.

 

Devamını Oku

YAPAY ZEKA ARTIK REKABETİN TEMEL UNSURU

YAPAY ZEKA ARTIK REKABETİN TEMEL UNSURU
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, dijital dönüşümün Türkiye ekonomisindeki etkisinin her geçen gün arttığını belirterek, 2025 yılı itibarıyla e-ticaret hacminin 4,6 trilyon liraya, işlem sayısının ise yaklaşık 6 milyara ulaştığını açıkladı. Yapay zekânın artık şirketler için bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Bolat, “Rekabet gücünün en temel unsurlarından biri yapay zekâdır.” dedi.

Rekabet Kurumu tarafından düzenlenen “Dijital Çağda Rekabet Hukuku” çalıştayında konuşan Bolat, ekonomiden e-ticarete, yapay zekâdan rekabet hukukuna kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 büyüdüğünü belirten Bolat, pandemi sonrası beş yıllık ortalama büyümenin yüzde 5,4, son 23 yıllık ortalamanın ise yüzde 5,35 seviyesinde gerçekleştiğini söyledi. Yeni dönemde büyümenin dijital ve yeşil dönüşüm ekseninde şekillendiğini ifade eden Bolat, şirketlerin artık yalnızca üretim kapasiteleriyle değil, teknolojik altyapıları ve dijital yetkinlikleriyle de rekabet ettiğini dile getirdi.

E-TİCARET HACMİ 4,6 TRİLYON TL

Ticaret Bakanlığı’nın 2025 E-Ticaret Raporu’na ilişkin verileri paylaşan Bolat, Türkiye’de e-ticaret sektörünün 4,6 trilyon liralık büyüklüğe ulaştığını söyledi. Bu rakamın 2 trilyon 460 milyar lirasını perakende e-ticaretin oluşturduğunu belirten Bolat, sektörde gerçekleştirilen işlem sayısının yaklaşık 6 milyara yükseldiğini kaydetti. Türkiye’de e-ticaret ekosisteminde faaliyet gösteren işletme sayısının 634 bine ulaştığını ifade eden Bolat, dijitalleşmenin özellikle KOBİ’ler ve kadın girişimciler açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Bolat, e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının 2019 yılında yüzde 4,5 seviyesindeyken bugün yüzde 19’a, milli gelir içindeki payının ise yüzde 6,9’a yükseldiğini söyledi.

REKABET GÜCÜNÜN TEMEL UNSURU

Yapay zekâ pazarının hızla büyüdüğüne dikkat çeken Bolat, küresel pazarın 2025 yılında 584 milyar dolara ulaştığını, 2032 yılında ise 1,4 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini ifade etti. Türkiye’de yapay zekâ pazarının geçen yıl yaklaşık 571 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirten Bolat, bu rakamın 2032 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmasının öngörüldüğünü söyledi. İşletmelerde yapay zekâ kullanımının her geçen yıl arttığını belirten Bolat, 2021 yılında yüzde 2,7 olan kullanım oranının 2024 yılında yüzde 4,4’e yükseldiğini, 250 ve üzeri çalışanı bulunan büyük ölçekli şirketlerde ise bu oranın yüzde 22’ye ulaştığını açıkladı. “Yapay zekâ artık e-ticarette bir tercih değil, rekabet gücünün en temel unsurlarından biri haline gelmiştir.” diyen Bolat, dijital dönüşüme ayak uyduran işletmelerin küresel rekabette avantaj sağlayacağını söyledi. Yapay zekâ yatırımlarının küresel ticareti de hızlandırdığını belirten Bolat, çipler, yarı iletkenler ve veri iletim ekipmanlarının ticaret hacminin bir yılda yüzde 22 artarak 3,43 trilyon dolardan 4,18 trilyon dolara yükseldiğini ifade etti. 2025 yılında küresel ticaretteki büyümenin yüzde 42’sinin tek başına bu teknoloji alanlarından kaynaklandığını belirten Bolat, teknoloji yoğun sektörlerin dünya ticaretinin yeni itici gücü haline geldiğini söyledi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.