SANAYİNİN ORTASINDA SANATIN İZLERİ

SANAYİNİN ORTASINDA SANATIN İZLERİ

ABONE OL
Temmuz 22, 2026 20:17
SANAYİNİN ORTASINDA SANATIN İZLERİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sirkeci’deki oto yedek parça dükkanlarında yedek parçalar ve daktilo tuşlarıyla başlayan bir çocukluk hikayesi… Otomarka Genel Müdürü Hatice Büyükkuşoğlu, 53 yıllık aile mirasını, ve sanayinin kalbinde kurdukları ezber bozan sergi alanını gazetemize anlattı.

YEDEK PARÇALAR İÇİNDE BÜYÜDÜM

-Hatice Hanım, sizi biraz tanıyarak başlayalım. Hatice Büyükkuşoğlu kimdir, sektöre nasıl girdiniz

Biz aslında oto yedek parçanın tam da içinde doğduk. 1971 senesinde babam Sirkeci’de Duran Otomotiv adıyla bir şirket açtı. Biz hafta sonları babamla dükkana oyun oynamaya giderdik. Yedek parçalarla, lamba camlarıyla oynardık. O dönemlerde daktilo vardı, fiş çıkaran hesap makineleri vardı; tuşlarına basar oynardık. Hatta babam o günlerden hatıra kalan o makineyi bana getirdi, hâlâ bir anı olarak saklarım. Ailede en büyük çocuk benim. Liseyi bitirdikten sonra üniversite döneminde de babamla çalışmaya devam ettim. Mutfakta hep muhasebe tarafındaydık ama ben daha çok yönetici olarak görev aldım; 1991 yılında eşim Zafer Bey ile evlendim. Eşimle de zaten Sirkeci’de tanışmıştık. 1993’te kızımız dünyaya geldi. Kızımız henüz 2 aylıkken Sirkeci’de kendi firmamız olan Otomarka’yı kurduk. Eşimin de babası ve abileri yedek sanayiciydi. Dolayısıyla ikimizin de çocukluğu, gençliği ve hayatı tamamıyla sektörün içerisinde geçti.

BİR SANAT VAHASI

-İş dünyasının bu yorucu ve stresli temposu içerisinde bir de sanatsal yönünüz var. Sanatla buluşmanız ve iş yerinizde bir sergi alanı açma fikri nasıl doğdu?

Sanat merakımız aslında geçmişe dayanıyor. Eşimin abisi Yunus Büyükkuşoğlu bir koleksiyonerdir, sanırım eşim de ondan feyzaldı. İlk eserimizi 25 yıl önce Meray Akmut’tan almıştık. O zamanlar bir koleksiyoner olacağımızı hiç düşünmemiştik. Duygumuza hitap eden, bağ kurduğumuz eserleri aldık. Hiçbir zaman ‘İleride değerlenir, yatırım yapalım’ mantığıyla hareket etmedik. Zamanla tablolar çoğaldı. Önce evimize, sonra ofisimizin duvarlarına astık. Ancak duvarlarda yer kalmayınca eserleri korumak adına kapalı bir odaya kaldırmak zorunda kaldık. İşte bu durum beni çok rahatsız etti. Sanat eserlerinin kapalı bir odada hapsolması, kimsenin onları görememesi içimi acıttı. Üst katta eskiden depo gibi kullandığımız alanı Dodo Sanat Merkezi’ne dönüştürdük.

SANAYİDE ODA MÜZİĞİ

-Bu sergi alanıyla ilgili gelecek planlarınız ve hedefleriniz nelerdir?

Burası ticarî bir galeri değil. Buradan hiçbir maddi kazanç beklemiyoruz, eser satışı yapmıyoruz. Bizim amacımız, sanatı müze veya galeri duvarlarından çıkarıp günlük yaşamın ve sanayinin tam merkezine getirmek. İş yerimizde sanatı insanlarla buluşturmak istiyoruz. Başlangıçta haftada bir gün belirleyip hem sitemizdeki komşularımıza hem çalışanlara hem de dışarıdan gelecek ziyaretçilere burayı ücretsiz olarak açacağız. günümüzde genç sanatçılar eserlerini sergileyecek alan bulmakta zorlanıyorlar. Biz genç sanatçılarımıza sergi alanımızı karşılıksız olarak açmaya hazırız. Kasım ayında Otomarka sponsorluğunda bu alanda Oda Müziği dinletisi düzenleyeceğiz. Düşünebiliyor musunuz; sanayi sitesinin ortasında bir oda müziği konseri… İnsanların iş stresinden uzaklaşıp sanatla nefes almasını istiyoruz.

SANAT, DÜNYAYA BAKIŞTIR

-Sanayide koşturan, ekonomi savaşı veren iş insanlarına ne söylemek istersiniz? Sanat sizin için ne ifade ediyor?

Sanat benim için dünyaya dikkatli bir bakıştır. Sanayicilerin çok ağır, yorucu bir hayatı var. Ancak insanın ruhunu rahatlatmaya da ihtiyacı var. Bir sanat eserinin karşısına geçip oturmak, o eserin size ne hissettirdiğini çözümlemeye çalışmak insanı zenginleştirir. Sanat illa şık müze binalarında olmak zorunda değil; hayatın tam içinde olmalı. Biz sanatı sanayinin içine getirdik. Umuyorum ki komşularımız, dostlarımız ve tüm sanatseverler gelir, bu heyecanı bizimle paylaşırlar.

AZ OLSUN ÖZ OLSUN

-Biraz da iş yaşamına gelirsek; Otomarka’nın ticari gelişiminden bahseder misiniz? Nasıl bir büyüme stratejisi izlediniz?

Bizim büyüme stratejimiz aslında tek bir cümle ile özetlenebilir. ‘Az olsun öz olsun’ Her fırsatın peşinde koşmadık. İnandığımız markalarla, güvendiğimiz insanlarla çalıştık. Belki daha yavaş büyüdük ama sağlam büyüdük. Bugün geriye baktığımızda en büyük başarımızın bu olduğunu düşünüyorum.

Ticaret bizim için sadece ürün alıp satmak değil, itibar inşa etmektir. İtibar da yıllar içinde, tutarlılıkla ve güvenle oluşur.

EKONOMİDE DARALMA

-Yüksek enflasyon ve küresel gelişmeler piyasayı ve firmanızı nasıl etkiliyor?

Son yıllarda küresel ekonomik gelişmeler, jeopolitik riskler ve yüksek enflasyon, iş dünyasının tüm dengelerini etkiliyor. Özellikle dış ticaret yapan firmalar için maliyet yönetimi, tedarik sürekliliği ve öngörülebilirlik her zamankinden daha önemli hale geldi.

Biz ağırlıklı olarak ithalat ve yurt içi pazara yönelik çalışan bir firmayız. Bu nedenle odağımız; müşterilerimize kesintisiz hizmet sunabilmek, doğru stok yönetimi yapmak ve değişen piyasa koşullarına hızlı uyum sağlayabilmek.

Ekonomik dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde en büyük gücümüzün, yıllar içinde oluşturduğumuz güvene dayalı iş ortaklıkları olduğuna inanıyoruz. Bizim anlayışımızda sürdürülebilir başarı; yalnızca ticari sonuçlarla değil, istikrarlı, güvenilir ve uzun vadeli ilişkiler kurabilmekle ölçülür.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r