DOLAR 43,8431 0.02%
EURO 51,7451 0.08%
ALTIN 7.343,642,25
BITCOIN 2826270-4.19483%
İstanbul

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

LİKİDİTE VE DÖNÜŞÜM DESTEKLERİ ŞART

LİKİDİTE VE DÖNÜŞÜM DESTEKLERİ ŞART

ABONE OL
Şubat 27, 2026 08:53
LİKİDİTE VE DÖNÜŞÜM DESTEKLERİ ŞART
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, 31 aydır devam eden dezenflasyon sürecinin sanayi üzerindeki baskısına dikkat çekerek, finansal sıkılığın “kapasite kaybı” riskini tetiklediğini vurguladı. Özgener, enflasyonla mücadeleden taviz verilmeden, üretim cephesini koruyacak mikro politikaların acilen devreye alınması çağrısında bulundu.

Şubat ayı meclis toplantısında ekonomik göstergeleri değerlendiren Özgener, para politikasındaki sıkı duruşun gerekliliğini kabul etmekle birlikte, bu sürecin reel sektör üzerindeki faturasının ağırlaştığını ifade etti. İş dünyasının kaygılarını paylaştığını belirten Özgener şunları söyledi: “Dezenflasyon programı kapsamında finansal koşulların zorlaşması; üretim, yatırım ve istihdam kararlarını çıkmaza sokuyor. Sanayimizin kapasite kaybına uğrayabileceğine yönelik endişeler son derece gerçekçi. Finansmana erişim zorluğu, yüksek işletme sermayesi ihtiyacı ve reel kur baskısı, özellikle emek yoğun sektörler ile KOBİ’leri nefessiz bırakıyor.”

ENFLASYON SARMALINA KARŞI KALICI ÇÖZÜM

Özgener, yüksek enflasyonun fiyatlama düzenini bozduğunu ve kaynakların üretimden ziyade finansal kazanç arayışına (arbitraj) kaymasına neden olduğunu hatırlattı. Bu sarmaldan çıkışın tek yolunun enflasyonu kalıcı olarak düşürmek olduğunu söyleyen Başkan, dezenflasyon programına olan desteğini yinelerken sanayicinin “bekleme odasında” daha fazla hırpalanmaması gerektiğini vurguladı.

ASYA REKABETİ İHRACATIMIZI TEHDİT EDİYOR

Dış ticaretteki en büyük riskin Çin ve Hindistan’ın agresif rekabeti olduğunu belirten Özgener, Merkez Bankası verilerine dayanarak kritik bir analiz paylaştı. Reel kurdaki %10’luk bir değerlenmenin AB ihracatını sınırlı etkilerken, Çin karşısında ihracatı 1,2 milyar dolar düşürdüğünü ifade eden Özgener, şu uyarıda bulundu: “Hindistan-AB Serbest Ticaret Anlaşması (STA) gündemdeyken; tekstil, otomotiv yan sanayi, kimya ve makine gibi lokomotif sektörlerimizde yapısal kırılmalar yaşanabilir. Asya rekabetine karşı Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını korumalı ve ticaret diplomasisini güçlendirmeliyiz.”

5 MADDELİK POLİTİKA ÖNCELİKLERİ

Yeni küresel düzende dayanıklılığı artırmak için sadece para politikasının yeterli olmayacağını savunan Mahmut Özgener, desteklenmesi gereken öncelikleri şöyle sıraladı: Enflasyon tek haneye inene kadar sıkı para politikası ve güçlü iletişim sürdürülmeli. Kamu kaynakları tüketime değil, verimlilik artırıcı yatırımlara yönlendirilmeli. Bankacılık sistemi, kredileri spekülatif alanlar yerine üretken sektörlere kanalize etmeli. Beceri uyumsuzluğunu giderecek eğitim reformları ile kadın ve genç istihdamı teşvik edilmeli. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ile KOBİ’lerin teknolojiye erişimi hızlandırılmalı.

Özgener sözlerini şöyle noktaladı: Nakit akışı bozulan ancak üretim kapasitesi güçlü firmalara geçici likidite desteği sağlanmalı. Rekabet baskısı altındaki sektörlere verimlilik şartlı dönüşüm destekleri verilmeli. İhracat odaklı firmalar için maliyet azaltıcı mikro uygulamalar hayata geçirilmeli.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.