DOLAR 43,8431 0.02%
EURO 51,7451 0.08%
ALTIN 7.343,642,25
BITCOIN 2826270-4.19483%
İstanbul

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Geçici Nefes mi, Kalıcı Denge mi?

Geçici Nefes mi, Kalıcı Denge mi?

ABONE OL
Şubat 21, 2026 23:21
Geçici Nefes mi, Kalıcı Denge mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

GEÇİCİ NEFES Mİ, KALICI DENGE Mİ?

Sürekli iş dünyasının içinde olan biri olarak son bir yıldır farklı sektörlerde kiminle konuşsam söylem hep aynı: “Ekonomi frene bastı”  Gerçekten de öyle uzun süredir yüksek enflasyonun, dalgalı kurun ve bozulan fiyatlama alışkanlıklarının içinde yol alan Türkiye ekonomisi için şimdi yeni bir viraj söz konusu. Üstelik bu viraj oldukça da sert. Merkez Bankası’nın sıkı para politikası tercihi, yüksek faizle talebi soğutma hamlesi, kredi kanallarındaki daralma… İş dünyasının daralan kredi ve yüksek faiz nedeniyle yeni yatırımlara yönelememesi… Tüm göstergeler bilinçli bir yavaşlama politikası izlendiğine işaret ediyor.

Ama bence asıl sorulması gereken soru; “ Bu sadece bir fren mi, yoksa sistemin kendini yeniden kalibre ettiği bir reset süreci mi” olmalı.

Enflasyon sadece TÜİK tablolarında gördüğümüz bir oran değil. O, bir psikoloji meselesi. Eğer toplumda “nasıl olsa fiyatlar artacak” inancı yerleşmişse, esnaf da sanayici de çalışan da kararlarını buna göre verir. İşte o zaman fiyat artışı kendi kendini besleyen ve önü alınamaz bir döngüye dönüşür. Sıkı para politikası bu yüzden yalnızca ekonomik bir araç değil; aynı zamanda beklentilere müdahaledir aslında. Talep yavaşlatılırken “artık fiyatlar otomatik artmayacak” mesajı ile bu döngünün kırılmasına yönelik veriliyor bir argümandır özetle. Ancak bunun kolay bir süreç olduğunu söylemek de yanlış olur. Zira psikoloji, rakamlardan daha inatçıdır.

Sahaya çıktığınızda tablonun aslında sanılandan daha sert olduğunu görmekte zorlanmazsınız. Sadece iç pazarda değil dış pazarda da yaşanan talep daralması, rekabet gücünün her geçen gün daha da azalması, yüksek faiz sanayicinin yatırım kararlarını ertelemesine neden oluyor. KOBİ’ler finansmana erişimde zorlanıyor bu nedenle nakit akışı yönetimi hiç olmadığı kadar kritik hale gelmiş durumda. Faiz yüksek, kredi pahalı, talep zayıf. Yapılacak en küçük hatanın faturası ağır.

Ancak tarih bize şunu da gösteriyor. Her kriz kendi fırsatını doğurur sözünden hareketle; böyle dönemler ayakta kalabilen firmaların güçlenerek çıktığı dönemlerdir. Verimsiz yapıların tasfiye olduğu, disiplinli işletmelerin öne geçtiği bir eleme süreci yaşanır. Elbette bu kolay bir tablo değil; birçok işletme için oldukça zor bir sınav ama dediğim gibi krizler bazen ekonominin kaslarını yeniden şekillendirir ve burada güçlü yönlerini öne çıkartmayı başaran şirketler ayakta kalır.

Kur tarafında daha kontrollü bir görüntü var. Fakat yatırımcı için önemli olan kurun seviyesi değil, öngörülebilirliği. Ekonomide belirsizlik en pahalı maliyettir. Rezerv birikimi, yabancı sermaye akışı ve rasyonel politika duruşu güveni beslerse, bu süreç kalıcı bir zemine oturabilir. Turizm ve ihracat cari dengeyi destekliyor. Ancak enerji bağımlılığı hâlâ yapısal bir kırılganlık olarak önümüzde duruyor. Bu gerçek değişmedikçe tam anlamıyla rahat bir ekonomiden bahsetmek oldukça zor.

Türkiye ekonomisine bir süredir nefes aldırmakta güçlük çektiren enflasyonu kısa mesafeli bir koşu olarak düşünmemek lazım. Bu uzun bir yoldur ve mücadele ister. Bugün yaşanan yavaşlamanın, yarının daha dengeli büyümesi için ödenen bir bedel olduğu unutulmamalıdır. Fakat bu bedelin sosyal boyutu iyi yönetilmezse, ekonomik disiplin toplumsal baskıyla karşı karşıya kalabilir.

2027 için erken seçimin konuşulduğu, kademeli emekliliğin dillendirilmeye başlandığı şu günlerde Türkiye ekonomisi gerçekten bir kavşakta. Ekonomi yönetimi bir karar verecek; Kısa vadeli rahatlama mı? Yoksa uzun vadeli istikrar için sabır mı? Bu tercih yalnızca ekonomi yönetiminin değil, aslında toplumun ortak kararı olacak. Çünkü istikrarın, sadece faiz oranıyla değil, kolektif sabırla inşa edildiği unutulmamalı. O zaman günlük politikalardan arınmalı ve şu soruyu bir kez daha sormalıyız; “Geçici bir nefes mi arıyoruz, yoksa kalıcı bir denge mi?”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.