DOLAR 43,3604 0.23%
EURO 50,9624 0.06%
ALTIN 6.885,400,71
BITCOIN 3869024-0.66726%
İstanbul
10°

PARÇALI BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

Kayıt Dışı Ekonominin Ayak Sesleri

Kayıt Dışı Ekonominin Ayak Sesleri

ABONE OL
Ocak 5, 2026 17:44
Kayıt Dışı Ekonominin Ayak Sesleri
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kayıt dışı ekonominin ayak sesleri

Türkiye 2026 yılına girerken, çöken satın alma gücünün, asgari ücrete yapılan zam üzerinden daha da ağırlaştığı, firmaların maliyet, ihracatçıların da ekstra kur baskısı altında yıprandığı, konkordatoların patladığı, emeklilerin de muhtemelen yüzde 11-12 civarında almasıyla, nüfusunun büyük bir bölümünü açlık sınırının altında yaşatmayı kabul ettiği bir gerçeklikle karşı karşıya…

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ısrarla kayıt dışılıkla mücadele edileceğini söylese de, yapay zekâ uygulamalarını devreye soksa da, Risk Analizi Genel Müdürlüğü’nü Gelir İdaresi Başkanlığı’na bağlasa da, gerçeklikten kopmuş haliyle, sadece yakaladığından vergi alma eğilimini sergiliyor.

Ülkede rakamlar ve istatistikler ne derse desin, ekonominin yarısının kayıt dışı yürüdüğü gerçeği ortadayken, siz tüketicinin gelirlerini çökertir; yaşamsal tüketimlerini karşılayamayacak noktaya getirirseniz, firmaları da maliyet kıskacıyla bağlarsanız elde edeceğiniz tek şey daha çok kayıt dışıdır.

Zaten mükellef olanların ve tahakkuk ettirdiği, yani borcunu kabul ettiği halde ödeyemediği rakamlar üzerinden jandarmalık yapmaktan öteye geçmek durumundasınız. Önce bu insanlara neden ödemelerini yapamadığını soracaksınız, sonra da onlara rakip olan merdiven altı üretimi destekler hamlelerden vazgeçeceksiniz.

Satın alma gücünün çöktüğü ve yeni artışlarla birlikte gelirin ihtiyaçları karşılamaya yetmediği bir fotoğrafı umursamazsanız, çalışmaktan başka çaresi olmayan insanları kayıt dışı istihdama iter; bunları da merdiven altı üretimlerin kullanması sonucunu yaratır; kayıtlı olarak hizmet veren, kalite ve sağlık konusunda hassasiyet gösteren firmalara bir darbe daha vurur ve daha yıpranmış bir ekonomi yaratırsınız.

Türkiye 2026 yılında, zaten sorunlu olan kayıt dışı ekonomi yapısında çok daha kronik bir noktaya gitmek için, elinden gelen her şeyi yapıyor. Bunu onayladığım için değil, yaşanacak bir vaka olduğu için dile getiriyorum.

Hiç kimseyi dinlemeden, yaşananları umursamadan, ülkede üretim yapanı yaptığına pişman ederek, fiyatları da rakam kovalarcasına kâğıt üzerinde enflasyonla düşürmeye kalkar; sonra da sokaktaki enflasyonu görmezden gelerek kurgu yaparsanız, bunun sonu çıkmaz sokaktır ve tahribatı büyük olur.

Israrla ve her fırsatta dile getiriyorum. Türkiye’nin ekonomiye dair gerçekleriyle yüzleşmekten ve bunun üzerine ekonomi politikaları üretmekten başka çaresi yok. Sorunların çözümünün başka yolu da bulunmuyor.

Enflasyondaki inandırıcılığın yitirildiği bir ortamda, sayfalarca rapor da yazsanız, kimsenin öngörülebilir bir ekonomi algısına bürünmesini sağlayamazsınız. Çünkü bu haliyle zaten öngörülemezliği besleyen bir yapı var.

Bu yapı, gerçekleri de yok sayarak ilerlerse ki öyle olacağını anlıyoruz, sadece dürüstçe çalışanları ve iş yapanları olumsuz etkiler. Siz de yapay zekâ kullanan, ama yanlış insanların peşinde koşan kolluk kuvveti haline dönüşürsünüz.

Sonra bir bakmışsınız ki kayıt dışı patlamış, sağlık harcamalarınız artmış, vergi gelirleriniz çökmüş, firmalarınız ya kapanmış ya da kaçmış bir ekonomi gerçeği önünüze gelmiş. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç elde edilemeyeceğini Einstesin çok güzel anlatır. Peki yanlışta ve yabancılaşmadaki bu ısrar niye?

cetinunsalan@yahoo.com

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.