DOLAR 43,8431 0.02%
EURO 51,7451 0.08%
ALTIN 7.343,642,25
BITCOIN 2826270-4.19483%
İstanbul

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

FED UYARISINI HAFİFE ALMAYIN !

FED UYARISINI HAFİFE ALMAYIN !

ABONE OL
Eylül 4, 2025 16:21
FED UYARISINI HAFİFE ALMAYIN !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

FED uyarısını hafife almayın

Dünyada ekonomi tarife tartışmaları, Trump’ın bitmeyen istekleri, teknoloji rekabeti, jeopolitik riskler ve dönüşümle eş zamanlı gerçekleşen sancıların gölgesinde ilginç bir süreçten geçiyor.

Özellikle ABD’nin biraz da reklam kokan yaklaşımları, ilk planda gelirlerini arttırırken, dünyanın geri kalanını B planını düşünmeye zorlayan bir sürece doğru ittiğini görmek lazım. Fakat ABD bundan o kadar uzak ki, Trump’ın başta Başkan düzeyinde olmak üzere FED üyeleriyle didişmesine odaklanmış vaziyette.

Oysa FED’in temmuz ayı toplantı tutanaklarına baktığınızda, içinde birçok detayı bulabilme şansı olmakla beraber, iki dikkat çekici vurgunun önemli olduğu gözüküyor. Bunlardan birincisi Trump’ın tüm baskılarına rağmen faiz kararında pas geçilmesinin oybirliğiyle alınan bir karara dayalı olması.

Gerekçesinin de Trump’un uygulamalarıyla gelen riskler. İşte ikinci başlık da burada gündeme geliyor. FED, halen enflasyonda yükseliş riskinin ortadan kalkmadığını ve önümüzdeki süreçte yapılan hamlelerin mutlaka buna yol açacağına dair geniş tabanlı bir kanaate sahip.

Bence bu çok da hafife alınacak bir durum değil. Zira tüm tartışmalar bir yana, tabir yerinde ise halen marş basmayan bir dünya ekonomisi gerçeğiyle karşı karşıyayız. Üstelik iklim krizinin etkileriyle, jeopolitik risklerle ve Trump gümrük uygulamalarıyla ciddileşen bir maliyet yükselişi azımsanmayacak kadar ciddi bir başlık haline dönüştü.

Bir an için şöyle düşünebilirsiniz: ABD eğer bu uygulamaları yapıyor ve sonucunda enflasyon ortaya çıkıyorsa onun sorunu. Elbette yabana atılır bir tez değil. Ama ABD, Afrika’da bir ülke olsaydı. Aynı durum Çin ekonomisi için de geçerli.

Bugün, her iki ekonomi de dünya ekonomisinin dengesini oluşturuyor. Ne yazık ki ikisinde de riskler ön plana çıkıyor. Şayet ABD’de enflasyon yükselişe geçerse, onlar en kötüyü gördüler. İki hanenin başında bu işler duruluyor. Yine çok yüksek ama yönetilebilir oranlarda.

Peki bize etkisi ne olur? Tüm üretim giderleri dolar ile olan, ekonomisini finanse etmek için dolar açık konumunda olan bir ülkeyiz. Burada maliyetlerin artacağını, bunun da zaten tartışmalı olan enflasyona olumsuz etki yaratacağına dair bir şüphe de mi yok?

Hepsi bir yana sadece enflasyonla kalınırsa iyi. Bunun, bilhassa dış pazarda fiyat vermede sıkıntı yaşayan ülkemizde, iç piyasanın da tamamen yitirildiğini, satın alma gücünün yok olduğunu ve son memur maaşlarından anladığımız kadarıyla yok edilmeye devam edeceğimizi düşündüğümüzde sıkıntı büyüyor.

Türkiye hem yükselen bir enflasyonla, hem de daralan bir piyasa yapısıyla hızla stagflasyona koşmaya aday durumda. Bunun finansman sıkıntısı da beraberinde getireceğini, olası bir kur düzeltmesiyle de şartların daha da zorlaşacağını görmek için müneccim olmaya gerek yok.

Tüm bunları sıraladığımızda ise, Türkiye’nin FED uyarılarına ve saptamalarına herkesten daha çok önem vermesi ve önlemlerini de buna göre alması lazım. Ama ne yazık ki hamasetten sıra bunları tartışmaya bile gelmiyor.

cetinunsalan@yahoo.com

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.