DOLAR 43,8431 0.02%
EURO 51,7451 0.08%
ALTIN 7.343,642,25
BITCOIN 2826270-4.19483%
İstanbul

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

TOPLUMDA DEĞER, TOPLUMA DEĞER!

TOPLUMDA DEĞER, TOPLUMA DEĞER!

ABONE OL
Aralık 31, 2024 12:11
TOPLUMDA DEĞER, TOPLUMA DEĞER!
2

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyetin ilk yılları.

Henüz ne harfler ne de rakamlar Anadolu’ya yayılmamış.

Cepheden dönmemiş çocuklarından sonra yaşlı kocası da vefat eden  bir kadın, sayısını bilmediği tavuklarıyla  köyde yaşama tutunuyor. Ahali her derdine koşsa da yalnız ve tek başına.

Gel zaman git zaman hınzır gençler kadıncağızın tavuklarının sayılarını bilmediğini ve tavuklarını sayamadığını fark ediyor. Uzun kış gecelerinden birinde yaşlı kadının kümesinden bir tavuk aşırıyor ve afiyetle yiyorlar. Kadıncağız rakamları bilmese de matematiğin basit yöntemiyle eşleştirme tekniğini keşfediyor ve ” bu bunun eşi, şu şunun eşi”  diye çift saymaya başlıyor. Eksik tavuk hemen belli oluyor. Gençler her ne kadar üstlerine almasalar da şaşkınlıkla yaşlı kadının tavuğun eksildiğini/çalındığını fark etmesini izliyor. Ve çözüm olarak bir sonraki girişimlerinde ikişer adet çalmaları halinde bir sorun yaşamayacakları çıkarımında bulunuyorlar…

Bu masumane olay hayatin tüm bireyler için nasıl başladığını görmemiz açısından iyi bir örnek gibi görünüyor.

Şark kurnazlığıyla tanışmamış, Bizans oyunlarıyla mastır yapmamış bireyler emin olun bu masum nineden farksız olacaklar ve öyleydiler!

Anadolu’dan büyük şehirlere binler, yüzbinler bu saf halleriyle aktılar.

Eski Topkapı otobüs terminali ilk derslikti, tavukları çift çalmayı öğrenen gençler için. Ucuz atlatan sessizce uzamış işine gücüne bakmış, darbeyi hazmedemeyen kavga üstüne kavgaya girmiş, ya Ocak söndürmüş, ya da ocağını söndürmüş! Topkapı’dan sağ salim çıkanlar bir üst sınıf emek sömürücülerin eline düşmüş.

Harranlı, sendikalı repliklerinin literatüre sızdığı yıllar.

Yayın organlarının günlük sağdı, soldu kargaşalarını körüklediği yıllar.

Ekmek parası uğruna gece gündüz didinen babalar, yoklukta padişah sofrası gayretinde anneler, çocuklarına yeterince zaman ayıramayan ebeveyn dönemi.

İlkokul diplomasının fiyaka, ortaokul lisenin yüksek lisans mahiyetinde olduğu yıllar.

O gençlerin yavaş yavaş hilenin hurdanın kitabını yazmaya başladıkları  Kastelli  dönemi!

Meşhur ve idol !

Ekmek derdindeki cahil anne babadan basit görgü kuralları harici ev içi eğitim öğretim görmeyen çocuklar  sokakta, okulda, öğreniyordu her şeyi en ince ayrıntısına kadar.  Geçim derdindeki öğretmen o yıllarda idealist bireyler yetiştirmeyi, derdine heba edebilirdi! Ve edenleri çoktu.

Yaptıkları ve yapamadıkları ne varsa değersizleştirilerek, sinsice, horlanan  insanların çocuklarından bazıları, fırsatı  gördüler  hızla yükseldiler!

Hakimi, savcısı, profesörü, doktoru, muteahhiti, fabrikatörü, milletvekili hatta bakanı bürokratı atladıkları bu eşikten getirdiler sayısız çakıl taşını! Doğrusu yanlışı herkes şeytanına atıyor bu gün bile o çakıl taşlarını.  Artık üzerlerine toz konmaz muhakkak!

Onlar sayılı, yani az bulunanlardan.

Piramit oluşum kanunu bu.

Bazı insanlar dış görünüşümüzü,  karakterimizi beğenmeyecek. (Onlar).

Birileri nezaketimizi ve naifliğimizi sorgulayacak! (Onlar).  Ve bir başkası için keskin sözümüz olacak…(Onlar).

Herkese karşı iyi olmak mümkün değildir elbette!. Hata bizlerin doğasında var!.

Planlı kötülük, kasıtlı hüküm, ticari çelmeler, çıkarcı terfiler ve psikolojik ayakçılık hatıradır kaos yıllarından günümüz yetişkinlerine!

Sonuçta çoğu zaman insanlar bireyselliğe ve başarıya o ninenin masumiyetiyle yaklaşmazlar.

Her yetişkin her cebinde bir sabunla başlamalı güne. Kendi cepleri boşalmasa bil ki ayağını kaydırdılar!

O sabunlar her gün biterse piramitin tepesine göz kırpabilir!

Evet, rahat olabilirsin (rahatlar), başkalarına uyum sağlayabilirsin (kurtla kurt, çakalla çakal) ama

bu süreçte kendini  kaybetmeden kararlı ve duygularını saklamalısın! ( Koku alma duyguları)

Ben bunca yılımı bahsettiğim insanlarla bir arada geçirdim! Ülkenin gerçeği bu! Sizin de etrafınızın bu güruh tarafından sarılmış olduğundan hiç şüphem yok!

İçimizdeki masumiyeti daha diri, daha gürbüz olsun diye beslemeliyiz!

İhmale gelir masumiyet ölürse şark kurnazlığı taht kurar sinsice içimize.

Tadını alır yön verirse hayatımıza yırtıcılık, zirvenin talibi olur tüm kötü ruhlarla aşık atarız aleni! “Kork korkmazdan, utan utanmazdan” bize söylenmiş olur.

Biz olalım, bir olalım, elif gibi dik duralım! Topluma değer katalım, toplumda değerli olalım! Karınca misali doğru yoldan şaşmayalım!

Gönül Neyzen Tevfik misali yazmak ister. Ne haddimize; umut muhitini görmekti uzaktan!

Dilimiz keskin, fikirlerimiz tasmasız olduysa affola. Uğraşımız barış içinde bir dünya bırakmak yarınlara!

  1. Yeni yılda yeni ufuklarla, bilmediğiniz değil önemsemediğiniz konularla buluşalım!

Hoşça kalın…

ZEKERİYA YAHŞİ

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.