ÜRETİM OLMADAN KALICI REFAH OLMAZ
PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz, Türkiye ekonomisinde yeni büyüme döneminin üretim, yatırım ve ihracat üzerine kurulması gerektiğini belirterek, yüksek finansman maliyetlerinin sanayicinin yatırım iştahını zayıflattığına dikkat çekti.
Türkiye ekonomisinde dezenflasyon süreci devam ederken, sanayiciler büyümenin niteliğine ilişkin beklentilerini gündeme taşıdı. Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımları desteklediklerini ancak sürdürülebilir büyüme için üretim ve sanayinin yeniden ekonominin merkezine alınması gerektiğini söyledi. İkinci çeyrek büyüme verilerinin açıklanması öncesinde değerlendirmelerde bulunan Karadeniz, ekonomideki dengelenme sürecinin üretim tarafıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Yüksek finansman maliyetlerinin yatırım kararlarını olumsuz etkilediğine dikkat çeken Karadeniz, Türkiye'nin yeni büyüme döneminin temelinin üretim, yatırım ve ihracat olması gerektiğini ifade etti.
KAPASİTE ARTIRILMALI
Ekonomide enflasyonla mücadelenin önemine dikkat çeken Karadeniz, bunun yanında üretim kapasitesinin korunmasının da zorunlu olduğunu vurguladı. Karadeniz, “Enflasyonla mücadele elbette önemlidir. Ancak üretim gücünü koruyamayan ekonomiler kalıcı refah oluşturamaz. Türkiye'nin yeni büyüme hikayesi üretim ve sanayiyle yazılmalıdır” diye konuştu. Son dönemde açıklanan ekonomik göstergelerin dezenflasyon sürecinde ilerleme sağlandığına işaret ettiğini belirten Karadeniz, reel sektör açısından ise yüksek finansman maliyetleri, yatırım iştahındaki zayıflama ve imalat sanayindeki daralmanın önemli riskler oluşturmaya devam ettiğini söyledi. Üretimin yalnızca büyüme rakamlarını belirleyen bir unsur olmadığını ifade eden Karadeniz, sanayinin aynı zamanda teknoloji geliştirme, ihracat, istihdam ve küresel rekabet gücü açısından da kritik bir rol üstlendiğini kaydetti.
SANAYİ İLE KALICI BÜYÜME
İlk çeyrekte açıklanan büyüme verilerinde sanayinin ekonominin gerisinde kaldığına işaret eden Karadeniz, üretim kapasitesinin güçlendirilmesi için daha hızlı adım atılması gerektiğini söyledi. Karadeniz, “Ekonomide dengelenme sürecinin başarıya ulaşabilmesi için üretim tarafının da aynı ölçüde desteklenmesi gerekiyor. Sanayi yatırımlarını artıracak, ihracatı teşvik edecek ve katma değerli üretimi büyütecek politikalar öncelikli hale gelmeli” dedi. Tüketim ağırlıklı büyümenin kısa vadede ekonomik göstergelere olumlu yansıyabileceğini belirten Karadeniz, kalıcı kalkınmanın ise üretim kapasitesinin artırılmasıyla mümkün olacağını dile getirdi. “Tüketimle desteklenen büyüme kısa vadede rakamlara olumlu yansıyabilir ancak uzun vadede sürdürülebilir kalkınmanın yolu üretimden geçiyor” diyen Karadeniz, sanayinin yeniden büyümenin lokomotifi olması gerektiğini vurguladı. İkinci çeyrek büyüme verilerinde özellikle sanayinin ekonomiye katkısının yakından izlenmesi gerektiğini belirten Karadeniz, öncü göstergelerin sanayide henüz güçlü bir toparlanmaya işaret etmediğini söyledi. Karadeniz, “Öncü göstergeler, sanayide istenilen düzeyde güçlü bir toparlanmaya henüz işaret etmiyor. Bu nedenle ikinci çeyrek büyüme verilerinde üretimin ekonomiye katkısı yakından takip edilecek. Büyümenin hızı kadar niteliği de önemli” ifadelerini kullandı. Türkiye ekonomisi açısından üretim ve ihracatın büyümeye daha fazla katkı verdiği bir yapının önemine dikkat çeken Karadeniz, “Sanayinin yeniden büyümenin lokomotifi olduğu bir ekonomi; sürdürülebilir kalkınmanın, kalıcı refahın ve küresel rekabet gücünün temelini oluşturacak” dedi. Türkiye'nin güçlü bir sanayi altyapısına sahip olduğunu belirten Karadeniz, doğru politikalar ve üretimi teşvik eden uygulamalarla mevcut potansiyelin daha yüksek katma değere dönüştürülebileceğini ifade etti.
REKABET GÜCÜKORUNMALI
Küresel pazarlarda rekabetin giderek arttığına dikkat çeken Karadeniz, Türk sanayisinin uluslararası pazarlardaki gücünün korunabilmesi için maliyetler, finansman giderleri ve döviz kuru arasındaki dengenin gözetilmesi gerektiğini söyledi. Karadeniz, “Türkiye'nin üretim maliyetleri, finansman giderleri ve döviz kuru arasındaki denge ihracatçı açısından dikkatle yönetilmeli” dedi. Türk sanayisinin son yıllarda karşılaştığı zorluklara rağmen üretim ve ihracatını sürdürdüğünü belirten Karadeniz, bu performansın devam edebilmesi için üretim maliyetlerinin kontrol altında tutulmasının büyük önem taşıdığını kaydetti. Karadeniz, Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşabilmesinin üretim, teknoloji ve sanayinin güçlendirilmesinden geçtiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün atılacak doğru adımlar yalnızca sanayiciyi değil, ihracatı, istihdamı ve ülkemizin küresel rekabet gücünü de güçlendirecek. Üreten, yatırım yapan ve katma değer oluşturan bir ekonomi, Türkiye'nin yeni büyüme döneminin en sağlam temeli olacak.”