İstanbul

Haberlerde ara

Döviz

TEODER: Etkinlik sektörü turizmin stratejik gücüdür

Paylaş
Bu içeriği paylaş
Kaydetmek için giriş yap

Tüm Etkinlik ve Organizatörler Derneği (TEODER) Başkanı Umut Kaya, Türk turizminin nicelikten niteliğe geçiş sürecinde etkinlik sektörünün kritik rolüne dikkat çekti.

Türk turizmi yeni bir eşiğin arifesinde uzun yıllar “kaç turist geldi” sorusuna odaklanan sektör, artık harcama miktarı, kalış süresi ve yaratılan katma değer üzerinden değerlendiriliyor. Bu dönüşümün merkezinde ise etkinlik sektörü yer alıyor. Toplantılar, kongreler, fuarlar, festivaller ve büyük ölçekli organizasyonlar; sezon bağımlılığını azaltan, şehir ekonomilerini canlandıran ve turizm gelirlerinin kalitesini artıran stratejik bir güç olarak öne çıkıyor. Bu dönüşümün Türkiye’deki en güçlü savunucularından biri olan TEODER Yönetim Kurulu Başkanı ve Boss Event Marketing Ajans Başkanı Umut Kaya, etkinlik endüstrisinin turizmdeki rolüne ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

TURİZMDE KALİTEYİ KONUŞMALIYIZ

Umut Kaya, dünya turizminin hızla deneyim odaklı bir yapıya evrildiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Bugün insanlar yalnızca tatil için değil; bir kongreye katılmak, bir festivali deneyimlemek, kurumsal bir etkinliğin parçası olmak için seyahat ediyor. Etkinlik sektörü artık turizmin yanında duran bir alan değil, dünyada turizmi yönlendiren ana güçlerden biri haline geldi. Bu nedenle Türk turizmi de nicelikten niteliğe geçmek zorunda.” Kaya’ya göre etkinlik sektörü, klasik turizm tanımlarının ötesine geçerek stratejik bir konum kazanmış durumda.

TEODER İLE ORTAK AKLA GEÇİYORUZ

Türkiye’de etkinlik endüstrisinin uzun yıllar büyük ölçekli işler üretmesine rağmen güçlü bir temsil mekanizmasına sahip olamadığını ifade eden Kaya, TEODER’in bu ihtiyacın sonucu olarak kurulduğunu belirtti. Kaya, “Etkinlik sektörü iş yaptı ama değerini anlatamadı. Temsil edilmeyen sektör büyüyemez. TEODER, bu boşluğu doldurmak için kuruldu. Bugün yalnızca sorun dile getiren değil, veriye dayalı çözüm önerileri sunan bir yapı olmaya çalışıyoruz” dedi.

ETKİNLİK SEKTÖRÜ TURİZMİN KALBİNDE

Bir kongre ya da festivalin yalnızca tekil bir organizasyon olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kaya, etkinliklerin şehir ekonomileri üzerindeki zincirleme etkisine dikkat çekti: “Bir etkinlik düzenlendiğinde oteller doluyor, uçuşlar artıyor, restoranlar çalışıyor, teknik prodüksiyon ve yaratıcı endüstriler hareketleniyor. Etkinlik sektörü, turizm zincirinin tamamını harekete geçiren stratejik bir yapıdır. Bu nedenle turizm planlamalarında destekleyici unsur değil, ana paydaş olarak ele alınmalıdır.”

RAKAMLARLA ETKİNLİK EKONOMİSİ

Kaya, etkinlik sektörünün ekonomik etkisinin rakamlarla da net biçimde ortaya konduğunu belirterek şu verileri paylaştı: MICE ziyaretçilerinin kişi başı harcaması, klasik tatil turistlerine göre 3–5 kat daha yüksek, Festival amaçlı seyahat eden yabancı turistler %60 daha fazla harcama yapıyor, Etkinlik ziyaretçileri destinasyonlarda ortalama 2–3 gün daha uzun kalıyor, Etkinlik sektörü 50’den fazla alt sektörü doğrudan etkiliyor, Etkinlik sektörüne yapılan 1 birim yatırım, ekonomiye en az 5 birim geri dönüş sağlıyor.

MICE TURİZMİ TÜRKİYE İÇİN FIRSAT

MICE (Meetings, Incentives, Conferences, Exhibitions) turizminin yalnızca yüksek harcama potansiyeliyle değil, prestij ve yatırım fırsatlarıyla da öne çıktığını belirten Kaya, Türkiye’nin bu alanda ciddi bir avantaja sahip olduğunu söyledi. “Türkiye’nin altyapısı, coğrafi konumu ve konaklama kapasitesi son derece güçlü. Ancak MICE turizmi konusunda henüz ulusal bir stratejiye sahip değiliz. Potansiyel var ama yönetim tarafında eksikler olduğunu düşünüyorum.” Türk turizminin kronik sorunlarından biri olan sezon bağımlılığına da değinen Kaya, düşük sezonda düzenlenen etkinliklerin sektöre can suyu olduğunu ifade etti: “Uluslararası kongreler, festivaller ve fuarlar yılın 12 ayına yayılan bir turizm hareketi yaratabilir. Bu da doluluk oranlarını dengelerken, istihdamın sürekliliğini sağlar.”

FESTİVALLER ŞEHİRLERİ MARKAYA DÖNÜŞTÜRÜYOR

Festivallerin yalnızca kültürel etkinlik değil, aynı zamanda şehirlerin küresel vitrini olduğunu söyleyen Kaya, şu değerlendirmeyi yaptı: “Uluslararası festivaller, düzenlendikleri şehirlerin bilinirliğini yüzde 30–40 oranında artırabiliyor. Türkiye’nin kültürel çeşitliliği ve gastronomisi festival ekonomisi için büyük bir avantaj. Ancak bu gücü henüz yeterince verimli kullanamıyoruz.” Etkinlik sektörünün gençler açısından da önemli bir istihdam ve kariyer alanı sunduğunu vurgulayan Kaya, sektörün yaratıcılık, teknoloji ve organizasyon becerilerini bir araya getirdiğini belirtti.

TÜRKİYE BÖLGESEL ETKİNLİK MERKEZİ OLABİLİR

Türkiye’nin Balkanlar, Orta Doğu ve Doğu Avrupa hattında önemli bir avantajı olduğunu ifade eden Kaya, doğru teşvik modelleri ve kamu–özel sektör iş birliğiyle Türkiye’nin bölgesel bir etkinlik ve MICE merkezi haline gelebileceğini söyledi. Kaya, “Altyapımız, konaklama tesislerimiz, insan kaynağımız ve teknolojik imkanlarımız bu hedef için yeterli. Etkinlik sektörü stratejik sektör olarak tanınmalı, ulusal turizm politikalarına entegre edilmeli ve karar alma süreçlerinde ana paydaş olarak görülmelidir. “Türk turizminin geleceği etkinliklerde, MICE’ta, festivallerde, gastronomide ve bu sektöre inanan insanlarda şekilleniyor” ifadelerini kullandı.

admin

Görüşünüzü paylaşın

E-posta adresiniz yayımlanmaz. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.

İlginizi çekebilir

E-posta bülteni aboneliği

Abonelik isteğinizi e-posta adresinizle oluşturun ve gelen doğrulama bağlantısıyla onaylayın.

Abonelik e-posta onayınızdan sonra başlar. İstediğiniz zaman ayrılabilirsiniz.

Görünüm seçiminiz bu tarayıcıda saklanır. Dış video sağlayıcıları, videoyu yükleme izni verene kadar çağrılmaz.

Tercihinizi buradan değiştirebilirsiniz. Bu ayar, bağımsız eklediğiniz üçüncü taraf eklentilerin çerezlerini yönetmez.