DOLAR 43,8431 0.02%
EURO 51,7451 0.08%
ALTIN 7.343,642,25
BITCOIN 2826270-4.19483%
İstanbul

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

TEKSTİLDE STRATEJİ DEĞİŞİMİ ŞART

TEKSTİLDE STRATEJİ DEĞİŞİMİ ŞART

ABONE OL
Haziran 3, 2026 13:35
TEKSTİLDE STRATEJİ DEĞİŞİMİ ŞART
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İTO 42. Komite Tekstil Yan Sanayi Üyesi Ahmet Ural, üretim gücü 45 milyar doları bulan tekstil ve hazır giyim sektörünün son dört yılda yaşadığı sert daralmaya dikkat çekerek, istihdam ve ihracat kayıplarını önlemek adına devlet ve sektör temsilcilerinin acilen ortak bir yeni yapılanma yol haritası çizmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye ekonomisinin lokomotif güçlerinden biri olan tekstil, hazır giyim ve tekstil yan sanayi sektörü, küresel ve yerel ölçekte yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen kritik önemini korumaya çalışıyor. Ancak son dönemde tırmanışa geçen maliyet artışları ve rekabet gücünün zayıflaması, sektörü ciddi bir varoluş mücadelesiyle karşı karşıya bıraktı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) 42. Komite Tekstil Yan Sanayi Komite Üyesi Ahmet Ural, sektörel veriler üzerinden yaptığı kapsamlı değerlendirmede, geçmiş dönemlerde elde edilen güçlü kazanımların son dört yılda nasıl tersine dönmeye başladığını çarpıcı rakamlarla ortaya koydu.

TABLO HIZLA BOZULUYOR

Sektörün makro ekonomik büyüklüğüne değinen Ahmet Ural, yakın döneme kadar üretim gücünün yaklaşık 45 milyar dolar olarak hesaplandığını, toplam ihracatın 26 milyar doların üzerine çıktığını ve doğrudan sağlanan istihdamın 850 bin kişi civarında seyrettiğini anımsattı. Ural, dış ticaret fazlasının da 14 milyar dolar seviyesine ulaşarak ekonomiye devasa bir net katkı sağlandığını belirtti. Ancak son 4 yıllık süreçte bu tablonun hızla bozulmaya başladığını ifade eden Ural, süreci şu sözlerle özetledi: “Hazır giyim ihracatımız her geçen gün kan kaybederek yaklaşık 17 milyar dolar civarına geriledi. Aynı dönemde ithalatımız ise maalesef yaklaşık yüzde yüz oranında artış göstererek 2,7 milyar dolar seviyesinden 5 milyar dolar seviyelerine tırmandı. Bu süreçte 10 bine yakın şirketimiz kapandı ve 380 bin kişilik çok ciddi bir istihdam kaybı yaşandı.”

MALİYETLER KARLILIĞI ERİTTİ

Yaşanılan yapısal bozulmanın temel nedenleri arasında tırmanan kargo fiyatlarının ve kontrol edilemeyen maliyet artışlarının başı çektiğini belirten Ural, karlılık oranlarının eksiye düştüğünü vurguladı. Geçmişte vergi öncesi karlılığın yüzde 11 seviyelerinde olduğunu, günümüzde ise bu oranın eksi yüzde 2’lere kadar gerilediğini ifade eden İTO Komite Üyesi, üreticinin sürdürülebilirlik sınırını aştığını kaydetti.

ŞARTLAR AĞIRLAŞTI

Ahmet Ural, 2022-2025 yılları arasındaki 3 yıllık makro ekonomik verileri kıyaslayarak, maliyetler ile gelirler arasında oluşan asimetrik makasa dikkat çekti. Ural, “Bu 3 yıllık dönemde toplam enflasyon yüzde 216, politika faizi yüzde 241 seviyelerindeyken, asgari ücrete yüzde 351 oranında artış yapıldı. Buna karşın, politika faizinin yüzde 241 arttığı yerde döviz kurundaki artış yüzde 144 ile sınırlı kaldı. Bu durum ihracatçımızın elini tamamen bağladı” dedi. Özellikle yurt dışına döviz bazlı satış yapan ve İstanbul tekstil ticaretinin kalbi konumunda olan Laleli, Merter, Güngören, Bayrampaşa ve Zeytinburnu ilçelerindeki esnafın bu tablodan en ağır darbeyi aldığını belirten Ural, şu kritik tespitte bulundu: “Dolar bazlı maliyetlerin bu denli yükselmesi, esnafımızın küresel pazardaki fiyatlama yeteneğini ve rekabet gücünü zayıflattı. Pandemi sonrası işçilik maliyetlerinin ağırlaşmasıyla birleşen döviz bazlı artışlar, pazarlarımızı rakiplerimize kaptırmamıza yol açtı.”

KADERİNE TERK ETMEYELİM

Yaşanan kayıpların ardından sektörün eski günlerine dönmesinin artık oldukça zor göründüğünü kabul eden Ahmet Ural, buna rağmen havlu atılmaması gerektiğinin altını çizdi: “Yıllardır çok büyük yatırımlar yaptığımız, ülkemizin göz bebeği olan bu tekstil sektöründen vazgeçmemiz asla doğru değil. Sektör mensupları maalesef bu zor süreçte yalnız bırakıldıklarını hissediyorlar. En azından mevcudu korumak adına el birliğiyle çaba göstermemiz kaçınılmazdır. Geçtiğimiz yıllarda sektörel dernekler ve temsilciler ile sorunlar araştırılıp doğru adımlar atılabilir, bir yol haritası çizilebilirdi; maalesef bu yapılamadı.”

ACİL YOL HARİTASI ÇAĞRISI

Tekstil sektöründe artık palyatif tedbirlerin ötesinde köklü bir yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunu belirten Ahmet Ural, sözlerini şöyle tamamladı: “Önünü göremeyen, irili ufaklı binlerce firmamız şu an sadece hayatta kalma mücadelesi veriyor. Sektörün kaderine terk edilmesine izin veremeyiz. Yeni bir yol haritasına ihtiyacımız var. Oda olarak, devletin ilgili kurumları ile sektör temsilcilerini bir araya getirecek kurumsal ve güçlü bir zemin oluşturmalıyız. Elimizdeki değerleri heba etmeden yolumuza devam edebilmek için yeniden yapılanma şarttır.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.