UCUZLA DEĞİL DEĞERLE YARIŞIYORUZ
Pasifik Solar Enerji Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Baysal: “Kayseri OSB’de başlayan yolculuğumuzu, Avrupa’nın enerji dönüşümünde söz sahibi olacak bir teknoloji markasına dönüştürüyoruz.”
Türkiye’nin güneş enerjisi alanındaki yükselen markalarından biri olan Pasifik Solar Enerji, yerel üretim gücünü küresel hedeflerle birleştirerek sektörde dikkat çekiyor. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı İlhami Baysal, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde başlayan üretim serüveninden Avrupa pazarındaki büyüme hedeflerine kadar birçok önemli konuda açıklamalarda bulundu. Baysal, “Türkiye artık ucuz üretim ülkesi değil. Biz oyunu fiyatla değil, kalite, teknoloji ve güvenle kazanacağız” dedi.
KAYSERİ’DEN DÜNYAYA
Kayseri OSB’de temelleri atılan Pasifik Solar’ın bugün yalnızca bölgesel bir çözüm ortağı olmaktan çıkarak Türkiye genelinde ve yurt dışında tanınan bir marka haline geldiğini belirten Baysal, büyüme stratejilerinin merkezinde “bütünleşik kalite” anlayışının bulunduğunu söyledi. Baysal, “Biz yalnızca panel üretmiyoruz ya da sistem kurmuyoruz. Ar-Ge’den üretime, satış sonrası teknik destekten servis ağına kadar uçtan uca güven zinciri oluşturuyoruz. Kayseri’nin köklü sanayi kültürü ve iş disiplini bizim en büyük avantajlarımızdan biri” ifadelerini kullandı.
ARGE İLE YENİ ÇÖZÜMLER
Şirketin ürün gamındaki çeşitliliğin Türkiye’nin farklı iklim koşullarından doğduğunu kaydeden Baysal, özellikle kullanıcıların teknik sorunlarına çözüm üretmeye odaklandıklarını belirtti. Donma riski, kireçlenme ve yüksek basınç dayanımı gibi başlıklarda yoğun Ar-Ge çalışmaları yürüttüklerini anlatan Baysal, vakumlu kolektörlerde ısı kaybını minimize eden, basınçlı sistemlerde ise konforlu sıcak su kullanımını artıran teknolojiler geliştirdiklerini söyledi.
GENİŞ ÜRÜN YELPAZESİ
Pasifik Solar’ın yalnızca güneş enerjisi sistemleriyle sınırlı kalmadığını dile getiren Baysal, “Tek ve çift serpantinli endüstriyel boylerler, banyo tipi boylerler, akümülasyon tankları, buffer tanklar ve elektrikli termosifon üretimiyle sıcak su ihtiyacına yönelik geniş bir çözüm ağı sunuyoruz” dedi. Kayseri’de üretim yapmanın stratejik bir avantaj sağladığını ifade eden Baysal, şehrin lojistik konumu ve yetişmiş iş gücü sayesinde üretimde önemli bir kalite standardı yakaladıklarını söyledi. Türkiye’nin tam merkezinde bulunmanın hem doğu hem de batı pazarlarına hızlı sevkiyat imkanı sunduğunu belirten Baysal, “Kayseri, metal işleme ve makine sanayisinde çok güçlü bir altyapıya sahip. Bu durum üretim kalitemizi doğrudan yukarı taşıyor” diye konuştu.
GÜNEŞTEN FAYDALANILMALI
Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeline de dikkat çeken Baysal, ülkenin güneşlenme süresi bakımından Avrupa’nın en avantajlı ülkelerinden biri olduğunu ancak mevcut kapasitenin tam anlamıyla değerlendirilemediğini söyledi. Türkiye’nin özellikle termal güneş enerjisinde dünya çapında güçlü bir ülke olduğunu vurgulayan Baysal, “Bu teknolojiyi yalnızca evsel kullanımda değil, sanayi tesislerinde proses su ısıtma ve merkezi ısıtma sistemlerinde daha etkin kullanmamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
GİDER DEĞİL YATIRIM
Küresel hammadde ve enerji maliyetlerindeki artışın sektöre etkilerine de değinen Baysal, alüminyum, cam ve silisyum fiyatlarındaki yükselişin son kullanıcı maliyetlerini artırdığını ancak güneş enerjisinin artık bir gider değil yatırım olarak görüldüğünü söyledi. “Elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki yükseliş, sistemlerin geri dönüş süresini ciddi şekilde kısalttı” diyen Baysal, bugün kurulan bir sistemin ortalama 3-4 yıl içinde maliyetini amorti edebildiğini ifade etti.
MERDİVENALTI ÜRETİME DİKKAT
Sektördeki merdiven altı üretimlerin hem tüketiciye hem de sektör güvenilirliğine zarar verdiğini belirten Baysal, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Düşük kaliteli sistemlerin kısa sürede verim kaybı ve sızdırmazlık problemleri oluşturduğunu kaydeden Baysal, tüketicilerin mutlaka ürün sertifikalarına, garanti sürelerine ve satış sonrası servis ağına dikkat etmesi gerektiğini söyledi. “ISO, CE ve Solar Keymark gibi sertifikalar artık bir tercih değil zorunluluk” diyen Baysal, “Biz fiyatla değil, uzun ömürlü performans ve güvenilir hizmet anlayışıyla rekabet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
HİBRİT TEKNOLOJİYE ÖNCELİK
Önümüzdeki 5 yıllık süreçte “dijital enerji” kavramının öne çıkacağını vurgulayan Baysal, Pasifik Solar’ın hibrit teknolojilere yoğun şekilde yatırım yaptığını açıkladı. Hem sıcak su hem de elektrik üretebilen PVT sistemleri ve ısı pompası entegrasyonlu çözümler üzerinde Ar-Ge çalışmalarının sürdüğünü belirten Baysal, geleceğin enerji sistemlerinin daha akıllı ve entegre yapılar üzerine kurulacağını söyledi.
YEŞİL MUTABAKAT BİR FIRSAT
Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat sürecini de değerlendiren Baysal, bu dönüşümü bir tehdit değil fırsat olarak gördüklerini ifade etti. Düşük karbon ayak izine sahip üretim süreçleri sayesinde Avrupa pazarındaki konumlarını güçlendirdiklerini belirten Baysal, “İhracat hedefimizi yalnızca ürün satmak üzerine değil, Avrupa’nın enerji dönüşümünde güvenilir teknoloji partneri olmak üzerine kuruyoruz” dedi.