Merkezde elektrik var
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından üzerinde çalışılan yeni enerji mimarisi, Türkiye’nin üretimden ulaşıma, şehirleşmeden sanayiye kadar birçok alandaki altyapısını yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Yeni modelle birlikte enerji kullanımında elektrik merkezli bir yapıya geçiş öngörülüyor.
Hazırlanan dönüşüm planına göre ulaştırma, sanayi, tarım, ısıtma ve şehirleşme dahil olmak üzere ekonominin birçok alanında elektrifikasyon süreci hız kazanacak. Önümüzdeki 30 yılda elektrik talebinin yaklaşık üç kat artması beklenirken, bu büyümenin yalnızca tüketimde değil üretim ve altyapı yatırımlarında da kapsamlı değişim yaratacağı belirtiliyor.
ELEKTRİKLİ ARAÇ DÖNÜŞÜMÜ HIZLANACAK
Ulaştırma alanında en büyük değişimin elektrikli araçlarda yaşanması bekleniyor. Türkiye’de halen yaklaşık 17 milyon otomobil bulunurken, bunların 5 ila 5,5 milyonunun dizel motorlu olduğu belirtiliyor. 2035 yılına kadar trafikteki elektrikli araç sayısının 6 ila 8 milyon seviyesine çıkarılması hedeflenirken, bu dönüşümün enerji tüketim alışkanlıklarını da değiştireceği ifade ediliyor. Yeni dönemde enerji talebini artıran alanların başında veri merkezleri ve yapay zekâ altyapıları geliyor. Özellikle yaz aylarında yüzde 19-20 seviyelerine ulaşan soğutma ihtiyacının da elektrik tüketiminde önemli pay oluşturduğu belirtiliyor. Bazı veri merkezlerinin tüketim seviyesinin küçük şehirlerin toplam elektrik ihtiyacına yaklaşan ölçeğe ulaştığı değerlendirilirken, dijitalleşmenin enerji altyapısına yönelik baskıyı artırdığına dikkat çekiliyor.
YENİLENEBİLİR ENERJİDE HEDEF BÜYÜYOR
Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisinde mevcut 41-42 bin megavat seviyesindeki kurulu gücünün 120 bin megavatın üzerine çıkarılması planlanıyor. Yıllık 14-15 bin megavatlık kurulum kapasitesinin hedeflendiği yeni modelde, yüksek gerilim doğru akım iletim hatları (HVDC), yeni trafo merkezleri, dijital şebeke sistemleri ve enerji depolama yatırımları öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Enerji dönüşümünde nükleer enerjiye de stratejik rol veriliyor. 2050 yılı için 20 bin megavat nükleer kurulu güç hedefi öngörülürken, Akkuyu Nükleer Güç Santrali sonrasında Sinop ve Trakya’da yeni projelerin devreye alınması planlanıyor. Küçük modüler reaktörlerin (SMR) ise yeni teknoloji alanı olarak değerlendirildiği, Türkiye’nin bu alanda yalnızca kullanıcı değil aynı zamanda üretici ve ihracatçı ülke konumuna gelmesinin hedeflendiği ifade ediliyor.
CEYHAN ENERJİ TİCARET MERKEZİ OLACAK
Türkiye’nin yıllık enerji ithalat faturası 60 ila 100 milyar dolar arasında değişirken, enerjide dışa bağımlılık oranının yaklaşık yüzde 70 seviyesinde olduğu belirtiliyor. Yeni enerji modelinin temel hedefleri arasında dışa bağımlılığı azaltmak ve enerji sistemini daha yerli hale getirmek yer alıyor. Bölgesel enerji ticaretinde ise Ceyhan’ın merkez konumunun güçlendirilmesi planlanıyor. Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı ile Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden taşınan petrol akışının artırılması ve Ceyhan’ın enerji depolama ile ticaret üssüne dönüştürülmesi hedefleniyor.