‘TÜRKİYE, KÜRESEL DÖNÜŞÜMÜN ÖNCÜLERİNDEN’
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, küresel ekonomide köklü bir paradigma değişimi yaşandığını belirterek, Türkiye’nin üretim gücü ve teknoloji kabiliyetleriyle bu dönüşümde öncü rol üstlendiğini söyledi.
Mehmet Fatih Kacır, Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında yaptığı değerlendirmede, dünyanın hem ekonomik hem jeopolitik açıdan büyük bir dönüşümden geçtiğini vurguladı. Küresel sistemde son 80 yılda geçerli olan pek çok yaklaşımın artık yerini yeni modellere bıraktığını ifade etti. Kacır, serbest ticaret ve klasik küreselleşme anlayışının zayıfladığını belirterek, yeni dönemde “yakın coğrafyadan tedarik”, “dost ülkelerle üretim” ve bölgesel iş birliklerinin öne çıktığını söyledi. Türkiye’nin bu dönüşümde stratejik konumuyla avantajlı olduğunu vurgulayan Kacır, ülkenin hem enerji hatlarının kesişim noktasında hem de ticaret koridorlarının merkezinde yer aldığını dile getirdi. Türkiye’nin sanayi altyapısı, AR-GE kapasitesi ve inovasyon gücüyle öne çıktığını belirten Kacır, “Türkiye bir üretim gücü, aynı zamanda yüksek teknoloji geliştiren bir ülke. Bu kabiliyetleri dost ülkelerle paylaşarak yeni iş birlikleri kurmayı hedefliyoruz” dedi.
2030 YAPAY ZEKA STRATEJİSİ
Kacır, Türkiye’nin dijital dönüşüm vizyonuna da dikkat çekerek 2030 Yapay Zeka Stratejisinin haziran ayında açıklanacağını duyurdu. Stratejinin temel başlıkları arasında; Yapay zeka altyapısının güçlendirilmesi, Hesaplama kapasitesinin artırılması, İnsan kaynağına yatırım, Büyük veri ekosisteminin geliştirilmesi, Kamu verilerinin girişimcilere açılmasının yer alacağını ifade etti.
YENİ SANAYİ KORİDORLARI
Türkiye’nin lojistik ve bağlantısallık avantajlarını güçlendirmek için yeni adımlar atılacağını belirten Kacır, özellikle Zengezur Koridoru ve Hazar geçişli hatların önemine işaret etti. Bu kapsamda Anadolu’da yeni sanayi gelişim koridorlarının oluşturulacağını açıklayan Kacır, öne çıkan hatları ise; Samsun – Mersin, Mersin – Şırnak, Sivas – Iğdır, Trabzon – Şırnak olarak sıraladı.
Kacır, Türkiye’nin sanayi üretiminin belirli bölgelerde yoğunlaşması yerine Anadolu geneline dengeli şekilde yayılmasını hedeflediklerini belirtti. Bu yaklaşımın hem kalkınmayı hızlandıracağını hem de bölgesel eşitsizlikleri azaltacağını ifade etti. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye’nin güçlü altyapısı, stratejik konumu ve teknolojik yatırımlarıyla öne çıktığını vurgulayan Kacır, ülkenin yeni dönemde daha etkin bir ekonomik aktör olacağını sözlerine ekledi.