SANAYİDE BELİRSİZLİKTEN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE

Asil Makine Genel Müdürü Sevda Kılıçkıran, iplik makineleri sektöründen yola çıkarak Türk sanayisinin röntgenini çekti. Belirsizlik ortamında hayatta kalmanın önemine dikkat çeken Kılıçkıran; “Türk sanayicisi krizleri iyi yönetiyor ancak verimlilik yanılgısı içinde” dedi. Asil Makine Genel Müdürü Sevda Kılıçkıran, iplik makineleri sektöründe artan belirsizliğe rağmen kalite ve teslimat disiplininden taviz vermeden üretime devam ettiklerini vurguladı. 2025’in tekstil sektörü açısından zorlu bir yıl olduğunu belirten Kılıçkıran, hem Türkiye’de hem de dünyada üreticilerin temkinli bir duruş sergilediğini, yeni yatırımların ertelendiğini ve satışların daraldığını ifade etti. Kılıçkıran, “Bu süreçte firma olarak önceliğimiz, mevcut müşterilerle güven ilişkisini korumak ve iç pazarda sürdürülebilirliği sağlamak oldu” dedi. KAS GÜCÜ DEĞİL AKIL GÜCÜ Türk sanayicisinin en güçlü yanının kriz yönetimi refleksleri olduğunu belirten Kılıçkıran; “Ancak asıl eksiklik, sürdürülebilir yönetim. Herkes çok çalışıyor, çok yoruluyor ama günün sonunda veriler birbirini tutmuyor, artık kas gücüyle değil, akıl gücü ve veriyle yönetilen sistemlere geçilmesi gerekir” diye konuştu.  Kılıçkıran, bu yaklaşımın, yalnızca üretim değil, finansal sürdürülebilirlik açısından da kritik olduğunun altını çizdi. TEKNOLOJİ ARAÇ, AMAÇ DEĞİL Sanayide dijitalleşme kavramının yanlış algılandığını belirten Kılıçkıran, pahalı yazılımların tek başına çözüm olmadığını, “Bozuk süreçleri dijitalleştirirseniz sadece dijital bir çöplük yaratırsınız. Önce süreçlerinizi yalınlaştırmanız gerekir” diye ifade etti. Asil Makine’nin, iplik makineleri için ürettiği 3 binden fazla yedek parçayı kalite ve dayanıklılık önceliğiyle geliştirdiğini kaydeden Kılıçkıran, “Teknoloji, doğru ürünü doğru kalitede üretmenin bir aracı. Önümüzdeki dönemde kalıplı ürün yatırımlarıyla hem verimliliği artırmayı hem de maliyetleri daha kontrollü yönetmeyi hedefliyoruz” dedi. YEŞİL MUTABAKAT BARİYERİ Kılıçkıran, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın artık “kapıda değil, içeride” olduğunu hatırlatarak, “Sınırda Karbon Düzenlemesi bir ek vergi değil, ticaret bariyeri. Karbon ayak izimizi ölçmezsek, enerji verimliliği yatırımı yapmazsak Avrupa’ya mal satamayacağız. Bu bir çevre duyarlılığı projesi olduğu kadar ekonomik hayatta kalma mücadelesidir” uyarısı yaptı. İNSAN KAYNAĞI KRİZİ Kılıçkıran şöyle devam etti: “Sanayide en büyük sorun artık makine veya hammadde değil, nitelikli insan kaynağı. Z kuşağı yalnızca maaş için çalışmıyor, değer görmek ve dünyaya katkı sağlamak istiyor, şirket kültürünün insan odaklı hale gelmemesi halinde insan kaynağınızı rakiplere veya yurt dışına kaptırabiliriz. VERİMLİLİK YANILGISI Türkiye’de işletmelerin %99’unu oluşturan KOBİ’lerin en büyük yanılgısı, ‘ciro yapıyorsam kâr ediyorumdur’ düşüncesi. Bilanço geçmişin fotoğrafı, nakit akışı ise geleceğin rotasıdır. Nakit akışını yönetemeyen bir sanayicinin, dünyanın en iyi ürününü üretse duvara toslamama ihtimali yok. Sanayide verimlilik denince hâlâ makinenin daha hızlı çalışması anlaşılıyor. Oysa gerçek verimlilik, israfı yok etmek. Hammadde, zaman ve bekleme israfı fabrikalarda çok fazla. Yalın üretim felsefesinin yalnızca büyük otomotiv fabrikalarında değil, küçük atölyelerde de uygulanması gerekir. Türkiye’de şirketlerin ömrünün kısa olmasının nedeni, kurumsallaşmanın yanlış anlaşılması. Kurumsallaşma, patronun vizyonunun bir sisteme dönüşmesidir. Patron hastalandığında işler duruyorsa, orada şirket değil, kişi işletmesi vardır. Artık sezgisel yönetim değil, veriye dayalı yönetim devri başladı.” TEŞVİKLER VE YATIRIM Devletin sunduğu teşviklerin ‘bedava para’ olarak görüldüğüne dikkat çeken Kılıçkıran, “Teşvik ancak doğru stratejiyi hızlandıran bir yakıttır, sırf teşvik var diye alınan makinelerin bir çoğu fabrikalarda atıl durumda. Bu nedenle yatırım kararlarının stratejik temele dayanması gerekli” ifadelerini kullandı. İŞ HAYATINDA CİNSİYET YOK Gençler ve girişimcilere seslenen Kılıçkıran şunları söyledi; “İşin cinsiyeti yoktur; bilgi, disiplin ve kararlılık vardır. Sektörde kalıcı olmak istiyorsanız önce işi sahada görev almalı, sabırlı olmayı bilmeli ve her gün yeni bir şey öğreneceğinizi asla unutmamalısınız. İplik makineleri sektörü erkek egemen bir sektör, bir kadın olarak bu sektörde var olmak kolay olmadı ben de elbette çok zorlandım ancak pes etmedim çünkü zorlukların beraberinde fırsatları da getirdiğini biliyordum.  Kadınlar şunu unutmasınlar; hiçbir sektör kadınlara kapalı değil yeter ki doğru bilgiyle, çalışkanlıkla ve özgüvenle ilerlesinler. Bunu yaptıklarında makina dünyasında güçlü bir yer edineceklerdir” DEĞİŞMEYEN GERİDE KALACAK “Türkiye’nin kurtuluşu üretimdedir, ancak bu eski usul üretimle mümkün değildir. Yeşil dönüşümü içselleştirmiş, dijitalleşmeyi kültür haline getirmiş ve insana değer veren bir yapı kurmak zorunlu. “Sanayicimiz korkmasın ama mutlaka değişsin. Çünkü değişmeyenler, değişenlerin gerisinde kalmaya mahkumdur.” KURUCUMUZU KAYBETTİK 2025’te şirketimizin kurucusu açısından bu yılın en zorlayıcı süreci, kurucumuz babam Hasan Kılıçkıran’ı kaybettik. Bu kayıp, hem duygusal hem de operasyonel anlamda şirketimiz için derin bir etki yarattı. Ancak ondan devraldığımız bayrağı daha yukarılara çıkartacağız.
Benzer Videolar