TÜRKİYE ULAŞIMDA GÜVEN MERKEZİ

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, ulaştırma yatırımlarının yalnızca ekonomik büyümeyi değil, aynı zamanda insani dayanışmayı ve krizlere karşı dayanıklılığı da güçlendirdiğini söyledi.   İstanbul’da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 2. Ulaştırma Bakanları Konferansı’nda konuşan Bakan Uraloğlu, konferansın yaklaşık 40 yıl sonra yeniden İstanbul’da düzenlenmesinin önemine dikkat çekerek, ulaştırma alanındaki iş birliğinin üye ülkeler açısından stratejik bir nitelik kazandığını ifade etti. Küresel ticaret yolları, üretim merkezleri ve lojistik teknolojilerde yaşanan dönüşümün, ülkeler arası ulaştırma entegrasyonunu zorunlu hale getirdiğini vurguladı. Uraloğlu, ulaştırmanın artık yalnızca ticari faaliyetlerin değil, insani yardımların ulaştırılması, kriz yönetimi ve bölgesel istikrarın da temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. İslam coğrafyasında yaşanan insani krizlere değinen Uraloğlu, özellikle Filistin’de yaşananların ortak bir duruş ve güçlü dayanışma gerektirdiğini söyledi. Bu noktada ulaştırma ve lojistik iş birliğinin hayati rol oynadığını ifade etti. TÜRKİYE VE KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRİ Türkiye’nin ulaştırma politikalarının, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yol medeniyettir” anlayışı doğrultusunda şekillendiğini kaydeden Uraloğlu, yolun yalnızca fiziki bir altyapı değil, ekonomik ve sosyal bütünleşmenin anahtarı olduğunu dile getirdi. Son 20 yılı aşkın sürede yapılan yatırımlarla Türkiye’nin Asya ile Avrupa, kuzey ile güney arasında kesintisiz bağlantılar kurduğunu belirten Uraloğlu, ülkenin artık yalnızca bir transit geçiş noktası değil, küresel tedarik zincirlerinde öngörülebilir ve güvenilir bir merkez haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin diplomatik yaklaşımı ve kriz çözme kabiliyeti sayesinde “jeostratejik bir güven adası” konumuna ulaştığını ifade etti. YENİ ULAŞTIRMA KORİDORLARINA ÖNCELİK Küresel ulaştırma sistemlerinde yaşanan darboğazların ticaret akışını zorlaştırdığına dikkat çeken Uraloğlu, alternatif ve güvenli güzergâhların geliştirilmesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini söyledi. Türkiye’nin bu doğrultuda ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi ve tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirmeyi hedeflediğini vurguladı. Orta Koridor’un Asya ile Avrupa arasında en kısa ve ekonomik güzergâhlardan biri olduğunu belirten Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesinin ise Basra Körfezi’nden başlayarak Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan yeni bir kara ve demir yolu hattı oluşturmayı amaçladığını ifade etti. Bu projelerin rekabetten ziyade tamamlayıcılığı esas aldığını ve bölgesel refaha katkı sağlayacağını söyledi. Türkiye’nin Afrika ile ulaştırma alanındaki iş birliklerini de geliştirdiğini belirten Uraloğlu, Dakar–Port Sudan Demiryolu Projesi gibi girişimlere teknik destek vermeye hazır olduklarını dile getirdi. Geçen yıl İstanbul’da düzenlenen Küresel Ulaştırma Koridorları Forumu’nda yedi Afrika ülkesiyle iş birliği mutabakatı imzalandığını hatırlattı. İİT BÜNYESİNDE KURUMSAL YAPILANMA   Bakan Uraloğlu, ulaştırma alanındaki iş birliklerinin İİT çatısı altında daha somut ve sonuç odaklı bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirterek, temennilerden uygulamaya geçilmesinin önemine dikkat çekti. Kara taşımacılığının küresel sistemde stratejik rolünün giderek arttığını ifade eden Uraloğlu, bu alanda kurumsal bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu söyledi.  
Benzer Videolar