Zorluklara rağmen üretim gücünü koruyoruz
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Pınar Taşdelen Engin, tekstil sektörünün küresel dalgalanmalara rağmen üretim gücünü ve direncini koruduğunu söyledi.
Engin, “Geride bıraktığımız dönemde hem dünyada hem Türkiye’de yaşanan ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve kur politikalarının yarattığı maliyet baskısı sektörümüzü ciddi şekilde zorladı. Buna rağmen ihracatçılarımızın gösterdiği büyük çaba sayesinde UTİB olarak geçen yıl 1 milyar 272 milyon dolar, 2025’in 11 ayında ise 1 milyar 117 milyon dolarlık ihracata ulaştık. Bu tablo, Türk tekstil sanayisinin üretim gücünü ve direncini açıkça ortaya koyuyor” dedi.
REKABET GÜCÜMÜZ ZAYIFLIYOR
Başkan Engin, enflasyon–kur makasının giderek açılmasının ihracatçıların kârlılığını erittiğini ve fiyat rekabetçiliğini zayıflattığını belirterek, “Bu durum özellikle Avrupa pazarında Asyalı ve Mısırlı üreticilere karşı elimizi zorlaştırıyor. Avrupalı markaların alternatif tedarikçilere yönelme eğilimi önümüzdeki dönemin en kritik risklerinden biri” diye konuştu.
GÜMRÜK BİRLİĞİ GÜNCELLENMELİ
AB’nin MENA bölgesinde yeni üretim üssü kurma ihtimaline dikkat çeken Engin, “Böyle bir adım Türkiye’nin Avrupa tekstil tedarik zincirindeki stratejik rolünü zayıflatabilir. Bu nedenle yalnızca mevcut konumumuzu savunmak değil, Avrupa ile ticari bağlarımızı güçlendirecek uzun vadeli politikaları hayata geçirmek zorundayız. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, tedarik zinciri iş birliklerinin artırılması ve uzun vadeli sipariş anlaşmaları sektörümüz için kritik başlıklar” ifadelerini kullandı.
REKABET ARTIRICI POLİTİKALAR
Engin, yeni yılda üreticilerin rekabet gücünü artıracak politikaların hızla devreye alınması gerektiğini vurguladı: “Kur politikasının enflasyonla uyumlu hale getirilmesi, enerji ve işçilik maliyetlerinin üreticiyi destekleyecek şekilde düzenlenmesi ve KOBİ’lerimizin uygun finansman kaynaklarına erişiminin kolaylaştırılması sektörümüz için hayati önemdedir.”
UTİB Başkanı, Bursa’nın köklü tekstil geleneğiyle dönüşümde öncü rol üstlendiğini belirterek, “Firmalarımız Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum sağlamak için sürdürülebilir üretim süreçlerine yatırım yapıyor. Dijital baskı sistemleri, atık su geri dönüşüm teknolojileri, enerji verimliliği sağlayan makineler, yapay zekâ destekli kalite kontrol ve robotik otomasyon gibi uygulamalar hızla yaygınlaşıyor. Döngüsel ekonomi, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanındaki yatırımlar Türk tekstilinin katma değerini artıracak ve sektörümüzü geleceğe hazırlayacaktır” dedi.