İLK İKLİM KANUNU YÜRÜRLÜKTE

TBMM’de kabul edilen İklim Kanunu, çevresel dönüşümde yeni bir dönemin kapısını aralıyor Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede tarihî bir eşiği geride bıraktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen ve yürürlüğe giren ilk İklim Kanunu, afetlere karşı dirençli şehirlerden yeşil ekonomiye, eğitimden enerjiye kadar birçok alanda kapsamlı düzenlemeler içeriyor. Kanun, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda çevresel, toplumsal ve ekonomik direnç oluşturmayı amaçlıyor. SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM Kanunla birlikte, iklim değişikliği kaynaklı afetlere karşı dirençli şehirlerin kurulması, tarım ve hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması, biyoçeşitliliğin korunması ve yeşil alanların güvence altına alınması temel hedefler arasında yer alıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının teşvikiyle doğa dostu üretim anlayışı da yasal zemine oturtuluyor. Yeni düzenlemeyle kurulan İklim Değişikliği Başkanlığı, sera gazı emisyonlarının azaltımı, karbon fiyatlandırma mekanizmaları ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) gibi kritik alanlarda yetkili olacak. Başkanlık ayrıca ulusal ve yerel düzeyde iklim eylem planlarını hazırlayıp uygulamaları izleyecek. Her ilde vali başkanlığında kurulacak İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulları, yerel yönetimler ve ilgili kurum temsilcilerinden oluşacak. Bu kurullar, 2027 yılı sonuna kadar yerel iklim eylem planlarını hazırlamakla yükümlü olacak. Gerekli görülmesi halinde bu süre bir yıl uzatılabilecek. KARBON DÜZENLEMESİ Kanun, çevre dostu yatırımları teşvik etmek amacıyla Türkiye Yeşil Taksonomisi’nin oluşturulmasını öngörüyor. Ayrıca Avrupa Birliği’ne benzer şekilde Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kurulabilecek. Bu sistem, ithal ürünlerin gömülü karbon emisyonlarını dikkate alarak ticaret ve çevre politikalarının uyumunu sağlayacak. İklim bilincinin yaygınlaştırılması amacıyla tüm eğitim kademelerinde müfredatlar güncellenecek. Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK koordinasyonunda yürütülecek bu çalışmalarla, yeşil iş gücü yetiştirilmesi hedefleniyor. Yasa, karbon yakalama, hidrojen üretimi ve temiz enerji teknolojileri gibi alanlarda bilimsel ilerlemeyi destekliyor. Bu kapsamda araştırma merkezleri ve enstitüler kurulabilecek; kamu-özel sektör iş birlikleriyle teknolojik öz yeterlilik artırılacak.
Benzer Videolar