YENİ BİR YIL, YENİ BİR PARAVİZYON

YENİ BİR YIL, YENİ BİR PARAVİZYON

Paravizyon Medya olarak birinci yılımızı geride bıraktık.

Bir yıl önce yola çıkarken hayal ettiklerimizin çoğunu gerçekleştirdik, kalanları da gerçekleştirmek için kararlılıkla ilerliyoruz. Bu süreç, benim için yalnızca bir yayıncılık girişimi değil, aynı zamanda uzun yıllara dayanan gazetecilik yolculuğumun yeni bir evresiydi. Koza’dan ipeğe dönüşen bir hikâye gibi…

Paravizyon ismini seçerken, sadece kulağa hoş gelen bir marka arayışında değildik. Para gibi somut bir gücü, vizyon gibi geleceğe dönük bir bakışla birleştirmeyi hedefledik. Çünkü bizce basının görevi yalnızca olup biteni aktarmak değil, aynı zamanda geleceğe dair öngörüleri beslemek ve yol göstermekti.

20 yılı aşan meslek hayatımda çok sayıda başarı hikâyesine ve ne yazık ki bazı başarısızlık serüvenlerine de tanıklık ettim. Geriye dönüp baktığımda gördüm ki; kim kendini yenileyebildiyse, değişime direnmek yerine onu içselleştirdiyse, ayakta kaldı, gelişti ve büyüdü. Bunu başaramayanlar ise kepenk kapatmak zorunda kaldı.

Biz de tam bu noktada kendimize şu soruyu sorduk: “Paravizyon’un ikinci yılında neyi daha farklı, daha iyi yapabiliriz?” Bu sorunun cevabı, bizi hem içerik hem de mecralar açısından yenilenmeye götürdü. Artık sadece geleneksel medya mecralarında değil, dijital platformlarda da varız. Ulaşılabilir, etkileşimli ve dinamik bir Paravizyon için çalışıyoruz.

Her sayımızda bir sektörün temsilcilerini, üreticilerini, tüketicilerini ve karar vericilerini bir araya getirmeye devam edeceğiz. Bilginin olduğu yerde değer üretmenin mümkün olduğuna inanıyor, bu değeri sizlerle paylaşıyoruz.

Bu vesileyle bugüne kadar bize inanan, okuyan, eleştiren, katkı sunan herkese içtenlikle teşekkür ediyorum. Yeni yaşımızda da birlikte düşünen, üreten ve gelişen bir yolculuğa devam edeceğiz.

İyi ki varsınız.

İyi ki birlikteyiz.

Biraz da ekonomi diyelim. İSO beş yüz açıklandı.  İSO Başkanı sayın Erdal Bahçıvan sanayicilerin kazandıkları paranın neredeyse tamamını finansman giderlerine yatırdığını ifade etti.

İSO 500 verileri, Türk sanayisinin 2024’te hem iç hem dış konjonktürde sıkıştığını, kâr marjlarının dramatik biçimde düştüğünü, yüksek faiz ve finansman yükü nedeniyle de büyük bir darboğaza girdiğini ortaya koyuyor.

Sanayi sektörü: Enflasyonla mücadeleye katkı sunarken, Kendisinden kaynaklanmayan enflasyonun oluşturduğu faiz yükünü sırtlıyor, reel anlamda küçülüyor, yatırım yapamıyor, rekabet gücünü kaybediyor.

Finansmana erişim mutlaka sanayi lehine yeniden düzenlenmeli. Yatırımı teşvik eden önlemler alınmalı. Enflasyonla mücadele sürerken, imalat sanayinin üretim gücü korunmalı.  Aksi halde, arz daralması yoluyla tekrar enflasyonist bir döngüye girme riski yüksek.

İSO 500 ün firmalara gösterdiği bir diğer konuda firmalarının enflasyon muhasebesi negatif etkilediğinin görmesi oldu. Firmalarının muhasebesel olarak kendilerini güncellemeleri gerektirdiğini de gösterdi.

Hem sanayici, hem vatandaşın 3 yıla yaklaşan yüksek faizle yaşamaktan çok yorulduğunu artık bitme noktasına geldiğini görüyoruz.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası kendine düşen görevi yapıyor ama kamunun kendine düşen görevi yapmadığı çok net şekilde tablo ortaya koyuyor. Kamunun çok acil bir şekilde tasarruf yapması gerekiyor

Herkese iyi bayramlar…

Benzer Videolar