Çocukluk Döneminde Girişimcilik Eğitimi
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun!
Çocukluk, insan yaşamının doğumla başlayan ve yetişkinlik döneminde sona eren en erken dönemidir. Erken çocukluk dönemi diye tabir edilen 0-8 yaş arası çocukluk döneminde, çocuğun beyni, çeşitli bilgileri alıp özümsemeye oldukça elverişlidir. Verilen bilgileri adeta bir sünger gibi emen çocuk beyni, 8 yaşa kadar hafızaya kaydedilen bilgilerle hızla (hemen hemen beyin kapasitesinin %80'ine ulaşana kadar) gelişir.
Bilim insanları, çocuğun fiziksel, zihinsel ve ruhsal tüm gelişiminin tamamladığı bu 0-8 yaş arası döneme çocuğun altın çağı adını vermiştir. Gelecekte büyümenin temeli olacak belirli özelliklere ve potansiyellere sahip, insan yaşamının çok belirleyici bir dönemidir erken çocukluk döneminde verilen girişimcilik eğitimi, çocukların gelecekte başarıya ulaşabilmeleri için gerekli becerileri geliştirerek, çocukta güçlü girişimci karakteri oluşturur.
Girişimcilik değerlerinin erken yaşlardan itibaren kazandırılması, gelecek nesillerin karakterinin şekillenmesinde oldukça önemlidir. Çocuklara verilen girişimcilik eğitimi yenilikçi, disiplinli, analitik, problem çözme kabiliyeti yüksek, iletişim becerileri güçlü, otokontrollü, planlı, öngörülü vb. karakteristik özelliklere sahip bireylerin yetişmesinde kilit rol oynar.
Çocuklara verilen girişimcilik eğitimi sonrası çocukların zihinsel gelişimleri hızlanır. Erken çocukluk döneminde verilen girişimcilik eğitimi, çocukların erken yaşta girişimciliği tanımalarına, girişimcilik metodlarını öğrenmelerine ve girişimcilik faaliyetlerinin yararları hakkında bilgi edinmelerine katkı sağlar.
Yetişkinler ve çocukların bilgiyi edinmeleri birbirinden farklılık gösterdiğinden, çocuklara verilen girişimcilik eğitimlerinde bilişsel formasyon sağlamanın yanı sıra, müfredatta çeşitli temalar kullanılması eğitimlerin etkinliği açısından önemlidir. Çocuklar duyularla öğrenir ve yeni bilgileri duyularıyla kazanır. Bu duyulardan en etkili olanı ise gözleriyle görmedir. Bu temalar aracılığı ile verilen bilgiyi daha kolay kavrayan çocukların edindiği bilgiler daha uzun ömürlü olmaktadır.
Çocuklar somut nesneler üzerinden düşünür. Çocukların bilgi edinirken akıllarının karışmaması için gerçek nesnelerle öğrenmeleri önemlidir. Gerçek nesnelerle hazırlanan eğitim materyali çocukları düşünmeye teşvik eder. Nesne ve temalarla bütünleşen, oyunlaştırılan ve uygulamalı eğitimler çocukların görsel hafızlarına da hitap ettiğinden, çocukların bu eğitimler aracılığıyla edindikleri bilgileri zaman içinde kolay kolay hafızalarından silmeleri mümkün değildir.
Erken çocukluk döneminde girişimci ruhu geliştirmek, temelde daha özgür, sorumlu, disiplinli bireyleri yetiştirmeyi amaçlar. Örneğin, çocukların eğitimlere katılırken götürecekleri çantalarını kendilerine hazırlatmak onların özgürlük karakterinin gelişmesine katkı sunarken; oynadıkları oyuncakları bir kenara koymak ve yemeden önce elleri yıkamak gibi günlük yaşam rutinleri hakkında kazandırılan alışkanlıklar ise onların disiplinli olma karakterini geliştirecektir.
Çocuklarda girişimcilik ruhunun oluşması çocuğun gelişim sürecine bağlı olduğundan yetişkinlere kıyasla daha çok zaman alır. Ancak erken yaşta çocukların girişimcilik eğitimleri yoluyla ulaşılması gereken amaç için risk almaya yönelik cesaretlerini teşvik etmek; büyüdüklerinde girişimlerinin gelişimi için mevcut riske katlanabilmeleri yönünde onlara esneklik sunmaktadır. Bu bakımdan girişimcilik eğitimlerinin erken yaşta verilen eğitimlerin müfredatına eklenerek, çocukların kabiliyet kazanmaları desteklenmelidir.
Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladığımız bu ayda, Atatürk’ün değerli bir sözüyle satırlarıma son vermek istiyorum: “Yarının teminatı olan çocuklarımıza yarının gözüyle bakalım ki yarınlarımız aydınlık olsun”.