KUYUM SEKTÖRÜ ‘S.O.S’ VERİYOR

İTO 4. Grup Kuyumculuk Komite Başkanı ve İTO Meclis Başkan Vekili Ercan Özboyacı, kuyumculuk sektörünün 40 yılda elde ettiği kazanımları altın ithalatına getirilen kota ile kaybettiğini söyledi. Mevcut sistemin sektörü kayıt dışına ittiğini belirten Özboyacı sektörün geleceği için, ‘Enflasyon muhasebesi’ uygulaması yerine 2003’te kaldırılan ‘altın esaslı muhasebe’ sistemine geçilmesini istedi. İTO Meclis toplantısında konuşan İTO 4. Grup Kuyumculuk Komite Başkanı ve İTO Meclis Başkan Vekili Ercan Özboyacı, sektörün sorunlarına ışık tuttu. Kuyumculuk mesleğinin Anadolu topraklarının en kadim mesleklerden biri olduğunu ifade eden Özboyacı, Mesleğin kökeni MÖ 3000’li yıllara dayanıyor. Kuyumculuk, yıllar boyunca el sanatlarının estetiğin ve inovasyonun en çok geliştiği sektörlerden biri oldu” dedi. Kuyumcuların her zaman sözüne ve adaletine güvenilir esnaflar olduklarının altını çizen Özboyacı şöyle devam etti; “Kuyumculuk ahiliğin en iyi şekilde korunduğu mesleklerden biri olmuştur. Hala bir çok kişi, esnaflığı ticareti öğrensin diye çocuğunu Kapalıçarşı’ya çalışması için yollamaktadır. DÜNYADA İLK ÜÇTEYİZ 35 bin perakendeci, 250 bin çalışanı olan Türk kuyumculuğu yüksek üretim kapasitesiyle dünyada ilk 3’te yer alıyor ve bütün büyük fuarlarda, pazarlarda söz sahibi konumunda. Turgut Özal’ın altın ithali ve ihracı önündeki engelleri kaldırmasıyla sektör hızla büyümüş ve bütün büyük fuarlarda söz sahibi olmuştur. KAZANIMLAR KAYBEDİLDİ Pandemi sonrası yaralarını sarmaya çalışan sektör geçen yıl ağustos ayında Altın ithalatına getirilen kota sonrası ağır bir türbülansa girmiş, 2024 Mayıs ayına kadar geçen süreçte kg’da 3000-5000 dolar farklar oluşmuş ve Türkiye 40 yıl boyunca tırnaklarıyla kazıya kazıya kazandığı pazarları hızlıca kaybetmiştir. Hiçbir müşteri dünya fiyatlarının 3-5 bin dolar fazla olan altın fiyatıyla haklı olarak alışveriş yapmayı kabul etmemiştir. KUYUMCUKENT BOŞALDI Pandemi sonrası Ortadoğulu firmaların merkezlerini taşıdığı Kuyumcukent’te 100-200 bin dolar hava parası eden dükkanlar bugün yarı yarıya boşalmıştır. Kota kararından vazgeçilmemiş olması bir risk olarak durmaktadır. Hiç kimse stabil piyasası olmayan dünyayla entegre olmayan bir ülkeyle çalışmak istemez. Dolar ve euro kurundaki düşüklük altın ihracatının önündeki en büyük engellerden de biri olarak karşımıza çıkıyor. ÜRETİM YURT DIŞINA KAYDI Sektörümüzdeki büyük firmalar üretim merkezlerini Mısır’a, Dubai, Irak ve Özbekistan’a taşımaya başladı. Bu ülkeler son dönemde Türkiye’den nohaw transferi yapıyor. 6 ay önce Ticaret bakanımızla ihracatı arttırmak amacıyla Mısır’a giden üreticilerimiz orada kendilerine sunulan imkanlar sonucu 250 milyon dolarlık fabrika yatırımı yaptı ve ülkemizden 1 milyar dolarlık sermaye çıkışı oldu. Atölyelerimizde 2 bin dolara çalışan cila ustasının Mısır’da karşılığı 280-400 dolar. Sektör son 1 yıldır en zor dönemlerini geçiriyor, neredeyse maliyetine satış yaparak dünya pazarında var olmaya çalışıyor. İÇ TALEP DURDU Artan faiz oranlarından sonra hane halkının tasarruf tercihi değişti ve altın talebi dip yaptı. Bütün bu olumsuzluklar yaşanırken basında meslektaşlarımızın vergi kaçıran, kayıt dışı çalışan gibi gösterilmesi bizi üzmektedir. Geçtiğimiz hafta son 20 yıldır eşi benzeri görülmemiş şekilde Türkiye çapında 700 firma eş zamanlı denetime alınmış fiili envanter sayımı yapılmıştır. ⁠ Sektör temsilcisi olarak vergi konusunu ihmal eden arkadaşlarımızın farkındalığının artmasından memnuniyet duyuyoruz. Sektörün herkesten fazla kayıt altına girmeye ihtiyacı vardır. Devletimizin aldığı her karara desteğimiz ve saygımız vardır fakat mevcut vergi sistemi buna izin vermemektedir. 2004 yılından beri uygulanan enflasyon muhasebesi ihtiyacımızı karşılamamaktadır, yıllar içinde enflasyon oranındaki değişim altının uluslararası piyasalarda belirlenen fiyatındaki değişimin yarı yarıya aşağısında kalmaktadır. 2003’E GERİ DÖNÜLSÜN Tüm bu sorunların çözümü için 2003 yılında uygulanan ‘altın esaslı muhasebe’ sisteminin tekrar uygulanmasını istiyoruz. Talep ettiğimiz düzenleme gerçekleşirse sektörümüz tamamıyla kayıt altına girecek, kurumsallaşacak rahatlıkla şubeleşecek ve büyüyecektir. Biz daha çok vergi vermek istiyoruz, hatta şunu da taahhüt ediyoruz; ‘altın esaslı muhasebeye’ geçtikten sonra ilk 3 yıl içinde bugün verdiğimiz verginin en az 3 katını vermezsek bu uygulamayı tekrar iptal etsinler.”
Benzer Videolar